Atatürk ve adaletin “mutlak hakim” olmasının zarurî oluşu üzerine…

Bugün 19 Mayıs… Atatürk’ü adalete ilişkin bir sözüyle anmak istiyorum.

“İnsanlar, huzur ile, vicdan hürriyeti ile çalışmak ihtiyacındadır. Bu ise, toplumu idare eden devlette ve hükûmette adaletin mutlak hâkim olmasıyla mümkündür. Bunu temin edecek şey, adliyemizdir. Bir memlekette adalet olmazsa, o memlekette anarşi var demektir, orada hükûmet yok demektir.” – Atatürk, 1923 (Gazi ve İnkılâp, Mahmut Soydan, Milliyet gazetesi, 10-11.1.1930)

Atatürk, bu sözünde, dikkat edilirse, adaletin hakim olmasından değil, mutlak hakim olmasından söz ediyor. Dahası bunu sadece “olursa iyi olur” anlamında da söylemiyor, bir “olmazsa olmaz şart” olarak bundan bahsediyor. “Mümkündür” sözü, bu anlama gelir. Peki adalet nerede mutlak hakim olacak? Devlette ve hükumette…. Bu, 1930 yılında, aslında, yaygınlığı daha yeni bir kavram olan hukuk devletinden, hukukun üstünlüğünden söz etmektir. Siyasetname’nin yazarı Nizamülmülk’ün 11. yüzyılda söylediği gibi, adalet, mülkün, yani devletin temelidir.

Adaletin mutlak hakim olması, peki ne için, kim için? Sadece devletin ayakta kalması için mi? Sadece suçlular veya zenginler için mi? Atatürk buna da yanıt veriyor… Tüm insanların huzur içinde, vicdan hürriyeti ile çalışma ve yaşama ihtiyacını karşılaması için adaletin zaruri olduğunu ifade ediyor… Yani sadece hukuk ile, adliye ile işi olan, oraya işi düşenler, hukuka uymayanlar, suç işleyenler veya suçtan zarar görenler, hukuka uymayanlar veya hukuku aykırılıktan zarar görenler için değildir adalet ihtiyacı… Bu çok doğru bir tespit. Bir ülkede hukuk yok ise, adalet yok ise, orada huzur içinde yaşamak aslında kimse için, en sıradan, en önemsiz işlerle meşgul, en kendi halinde, hayatında bir kere olsun adliye kapısından girmemiş kişi için bile mümkün olmuyor. İş bulmada adalet, çalışma hayatında adalet, trafikte adalet, komşuluk hukukunda adalet, kendisinin ve komşusunun yüzünün gülebilmesi için adalet… Barış içinde, kardeşçe yaşayabilmek için adalet… Adalete insanın her yerde ve hayatın her anında ihtiyacı var. Ana rahmine düşmesinden, çocukluk, gençlik, olgunluk dönemine, ihtiyarlığına, cenazesinin kaldırılmasına ve hatta öldükten sonra fiziki ve manevi varlığının, hatırasının korunmasına kadar… Aralıksız devam eder bu ihtiyaç ve herkes için zaruret seviyesindedir.

Hukuk hayattır. Hukuk yok ise gerçek anlamda hayat da yoktur.

Atatürk’ü saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Av. Ertuğrul Harman
2004 yılından beri aktif olarak avukatlık ve danışmanlık yapıyor. Hukuk bürosu İstanbul'da. Yüksek lisansını İngiltere'de tamamladı. İstanbul Ünversitesi'nde hukuk doktorası tezi yazıyor. Çok iyi derecede İngilizce biliyor. Hukukun yanı sıra programlama ve teknoloji ile de ilgileniyor.

Bir Cevap Yazın