Tahkikata geçmeden önce sürelere ilişkin savunmalar hakkında karar verilmesi gerektiğine dair…

Hukuk usulünde, usule uygun olarak ileri sürülmüş hak düşürücü sürelere dayanan itirazlar ve/veya zamanaşımı def’ilerinin tahkikat öncesinde incelenmesi ve şartları var ise davanın reddi gerekir. HMK m. 142/1’de bu husus şu şekilde ifade edilmiştir: “Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.” […]

Islak imzanın ispat gücü sorgulanmalı…

Günümüzde bir insan elinin ürünüymüş gibi ıslak imza atabilen makineleri satın almak mümkün olmasına rağmen hukuk düzenimizde ıslak imza hala mutlak bir ispat vasıtası olarak kabul görüyor. Bir kişinin ıslak imzasını böyle bir makine yoluyla kağıt üzerine basarak o kişinin borçlu olduğuna yönelik haksız iddialarınızı kanıtlama imkanına sahip oluyorsunuz. Aynı yöntemle kişinin mahkeme önünde suçlu […]

İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi işçilik alacaklarının, somut olayın özelliklerine göre belirsiz alacak davası yoluyla talep edilemeyeceğine ilişkin bir Yargıtay kararı, takip ettiğimiz bir davada elimize ulaştı (22. Hukuk Dairesi E. 2014/14308 K. 2015/24273). Bu yazıda, bu konuya bu karar ışığında kısaca değineceğim. Belirsiz alacak ve tespit davası, mülga HUMK’da yer almayan yeni bir dava […]

Süre tutum dilekçesi

Yasal boşluk nedeniyle hukuk uygulamasında kendisine yer bulan “süre tutum dilekçesi” nihayet bir hukuki dayanağa kavuştu… Fakat yasa ile değil, Anayasa Mahkemesi kararıyla… :) Kararın1 ilgili kısmı: “Temyiz süresinin, kısa kararın tefhimi ile başladığı durumlarda, temyiz süresini kaçırmak istemeyen davacı veya davalının, temyize dair yazılı iradesini ortaya koyması, usuli bir hak kaybına uğramaması bakımından kaçınılmazdır. […]

Tüketici mahkemesinde duruşma zorunlu mu?

Bir tüketici tarafından açılan, konut kredisinde dosya masrafının iadesi hakkında tüketici mahkemesinde görülen davada mahkeme, duruşma yapmadan dosya üzerinde inceleme yaparak karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemi üzerine inceleme yapan Yargıtay, bu kararı HMK m. 320’de yer alan “mümkün olan hallerde” ifadesinin dar yorumlanması gerektiği, duruşma yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle bozmuştur. Ben […]

Yargıtay kararı: Avukatının takip ettiği işte asile tebliğ geçersiz

Bir tüketici, konut kredisi alırken kendisinden alınan dosya masrafının iadesi için avukatı aracılığıyla tüketici sorunları hakem heyetine başvurmuş. Hakem heyeti talebi reddetmiş. Bunun üzerine tüketici mahkemesine başvurulmuş ve hakem heyeti kararının iptali talep edilmiş. Mahkeme bu talebi, hakem kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ileri sürülmediği gerekçesiyle reddetmiş. Yargıtay bu kararı incelemiş ve avukatla takip […]