Sözleşme hazırlamak ile programlama yapmanın benzerlikleri ve farklılıkları

Avukatlık meslek hayatım sözleşme hazırlamak, hazırlanmış sözleşmeleri iyileştirmekle geçti. Bir taraftan programlamaya da meraklı, alaylı bir yazılım geliştirici olarak bu iki meşgalenin benzer ve farklı yönlerini sıralayayım istedim.

Benzerlikler

  • Sözleşme hazırlamak ile program yazmanın birçok ortak yönü var. İkisinde de bir satır yazmadan önce bir saat düşünüp araştırma yapmanız gerekebilir.
  • İkisi de son derece titiz ve sabırlı olmayı ve iyi bir muhakemeyi gerektirir.
  • İkisi de çok yoğun bir odaklanma, bütün metne ve o metnin üzerinde yükseldiği yapılara (API ya da mevzuat/içtihat) hakim olmayı gerektirir.
  • İkisini de kopyala-yapıştır yöntemiyle yapmaya çalışan kolaycılara rastlanır. Sonuçta ortaya kötü sonuçlar çıkarabilirler.
  • Bu biraz şahsi ama yazayım: Sözleşme veya yazılım, işe yarar ve iyi tasarlanmış bir ürün ortaya koymaktan/bu uğurda çalışmaktan hoşlanıyorum. Programlama yaparken zorlukları aşmaktan, yeni şeyler öğrenmekten, sorun çözmekten ve kendini kaptırarak (“in the flow“) çalışmaktan büyük zevk alıyorum (aynı kendini kaptırma halini sözleşmeler üzerinde çalışırken de yakalayabiliyorum).

Farklılıklar

  • Sözleşmeler genellikle iki taraf arasında gizli kalır. Yazılım ise herkesçe kullanılabilir.
  • Sözleşmeyi bir veya birkaç avukat, zaman zaman hukuk dışındaki teknik uzmanlardan bilgi alarak hazırlar. Yazılımlar toplu geliştirilmeye açıktır.
  • Sözleşmeler imzalandıktan sonra zorunluluk yoksa değiştirilmezler. Yazılımlar -genellikle- devamlı değiştirilir, güncellenirler.
  • Sözleşmeler imzalandıktan sonra genellikle bir dosyaya konulup bir sorun çıkana kadar orada unulur (unutulmazsa gerilim dolu bir macera başlıyor olabilir). İyi bir sözleşmeniz olduğunu sorun çıkana kadar anlamayabilirsiniz. İyi yazılım-kötü yazılım kendini her gün belli edebilir.
  • Kötü bir yazılım ile veri ve zaman kaybedebilirsiniz ama verilerinizi yedeğinden geri yükleyerek onları kurtarabilirsiniz. Kötü bir sözleşme ile çok şey kaybedebilirsiniz ve yedeğinden geri yükleyemezsiniz.
  • Yazılımdaki hataları bugfix yayınlayarak giderebilirsiniz. Sözleşmedeki hatanızı gideremezsiniz; bunun yerine geceleri uykunuzu kaçıracak nur topu gibi bir dert sahibi olursunuz.
  • Sözleşmeler uzmanlık ister ve hazırlayanların çok yoğun fikri emeği vardır; ancak hiçbir sözleşmeden onu kimin hazırladığını anlayamazsınız. O cümleleri kimin yazdığını bilemezsiniz. Hazırlayanların adı geçmez. Bir yazılımı kimin kodladığını bilirsiniz.
  • Yazılımda çocuğunuza “bak kızım/oğlum, bu yazılımı ben programladım, işte bak, adım yazıyor” diyerek ona ilham verebilir, örnek olabilirsiniz. Sözleşmede bunu yapamazsınız; bilgisayarınızdaki sözleşmeleri açıp gösterebilirsiniz en fazla…
  • Sözleşmeler fikri eser olmasına rağmen onları hazırlayanlar bu fikri eserler üzerinde hiçbir koruma talebinde bulunamazlar. Dileyen onları dilediği gibi kopyalayabilir, değiştirebilir. Yazılımlarda bu konuda programlayan özgürdür, dilediği lisansı seçebilir. Fikri mülkiyet korumasından yararlanabilir.
  • Bir sözleşme avukatının ortaya koyduğu ürünü (sözleşmeyi) işe yarar kılabilmesi için müvekkillere ihtiyacı vardır. Müvekkilin ihtiyacına göre sözleşme hazırlanır. Yazılım mühendisi bir ürün ortaya koymak için kimseye ihtiyaç duymaz. Ürünü ortaya koyabilir ve ihtiyacı olan herkes yararlanabilir.
  • Yazılımın bir diğer güzelliği, hata yaparsanız başınızın belaya girmesini önleyen CAPS LOCK açıkken yazılmış sorumsuzluk şartlarınızın sizi korumasıdır; avukatlıkta asla sahip olamayacağınız bir lükstür bu… :)