Linux üzerinde Adobe Digital Editions

Özellikle e-kütüphanelerden edindiğimiz DRM korumalı e-kitapları okumak için Adobe Digital Editions yazılımını kullanmak mecburiyetinde kalabiliyoruz.

Bu yazılım sadece Mac ve Windows için sunuluyor. Linux desteği yok ne yazık ki. Fakat çaresiz değiliz.

debian 9 stable sistemimde Adobe Digital Editions v1.7 sürümünü, varsayılan wine kurulumuyla sorunsuz bir şekilde çalıştırabildim! :)

v1.7 sürümünü şuradan indirebilirsiniz. (yedek bağlantı)

wine setup.exe 

komutuyla kurdum.

Linux masaüstünde Firefox ile indirdiğiniz bir e-kitabı doğrudan Adobe Digital Editions ile açma seçeneği sunulacak size bundan sonra ve e-kitabınız Wine yoluyla otomatik olarak açılacak.

Versiyon 1.7’de metin kopyalamak (ctrl+c, ctrl+v) maalesef mümkün görünmüyor. Metni vurgulama (highlight) ise ancak metin kenarına not alarak im koymak yoluyla mümkün, buna “bookmark” deniyor program terminolojisinde.

Aldığımız notlara ve koyduğumuz imlere e-kitabın okuma süresi bittiğinde nasıl ulaşabiliyoruz -şimdilik- bilemiyorum. Bu konuda bilgi edinince buraya ekleyebilirim.

Adobe Digital Editions v1.7 idareten ve zorunluluktan kullanılabilir. Hiç yoktan iyidir.

DRM sevdiğimiz bir teknoloji değil.

Akademik çalışmalar, araştırmalar yapanlar, okuyup yazanlar arasında Linux kullanımı hiç de nadir sayılmaz. Buna karşın Adobe’un zorunlu olarak kullanılan bu yazılım için Linux desteği vermemesi tam bir hayal kırıklığı…

Bir not: v1.7 işinizi görmeye yetmezse şurada ilginç bilgiler var.

f.lux yerine redshift

Ekran renk sıcaklığını gözleri yormayacak şekilde otomatik ayarlamakta yarar var. Bunun için en bilinen uygulama f.lux. debian depolarında redshift var bunun alternatifi olarak. debian 9 sistemime geç de olsa kurmak aklıma geldi.

redshift ve redshift-gtk paketlerini yükledim. Redshift’i çalıştırınca “unable to start geoclue client” hatası aldım. Gnome’da “Settings/Privacy/Location Services” ayarı kapalıydı. Bunu açınca çalıştı ama devamlı VPN kullandığımdan Redshift ve Gnome beni Kanada’da zannetti. Konumumu kullanan bir uygulama olduğunda görünen uyarı simgesi de sağ üstte belirdi. Bu uyarıyı devamlı almamak ve  ekran renk sıcaklığımı Kanada’daki güneşin konumuna göre ayarlamamak için, sitesinde verilen örneği temel alarak, bir iki küçük değişiklikle bir redshift ayar dosyası oluşturdum. Redshift bu dosya oradaysa otomatik olarak kullanıyor bu ayarları, ayrıca bir işleme gerek yok.

Dosya yolu ~/.config/redshift.conf ve içeriği İstanbul için şöyle:

; Global settings for redshift
[redshift]
; Set the day and night screen temperatures
temp-day=5700
temp-night=3500

; Enable/Disable a smooth transition between day and night
; 0 will cause a direct change from day to night screen temperature.
; 1 will gradually increase or decrease the screen temperature.
transition=1

; Set the screen brightness. Default is 1.0.
;brightness=0.9
; It is also possible to use different settings for day and night
; since version 1.8.
;brightness-day=0.7
;brightness-night=0.4
; Set the screen gamma (for all colors, or each color channel
; individually)
gamma=0.8
;gamma=0.8:0.7:0.8
; This can also be set individually for day and night since
; version 1.10.
;gamma-day=0.8:0.7:0.8
;gamma-night=0.6

; Set the location-provider: 'geoclue', 'geoclue2', 'manual'
; type 'redshift -l list' to see possible values.
; The location provider settings are in a different section.
location-provider=manual

; Set the adjustment-method: 'randr', 'vidmode'
; type 'redshift -m list' to see all possible values.
; 'randr' is the preferred method, 'vidmode' is an older API.
; but works in some cases when 'randr' does not.
; The adjustment method settings are in a different section.
adjustment-method=randr

; Configuration of the location-provider:
; type 'redshift -l PROVIDER:help' to see the settings.
; ex: 'redshift -l manual:help'
; Keep in mind that longitudes west of Greenwich (e.g. the Americas)
; are negative numbers.
[manual]
lat=41.0
lon=28.9

; Configuration of the adjustment-method
; type 'redshift -m METHOD:help' to see the settings.
; ex: 'redshift -m randr:help'
; In this example, randr is configured to adjust screen 1.
; Note that the numbering starts from 0, so this is actually the
; second screen. If this option is not specified, Redshift will try
; to adjust _all_ screens.
;[randr]
;screen=1

Linux üzerinde Microsoft Office kullanmak

debian 1 üzerinde Microsoft Office (Word/Excel/Powerpoint) 2007 kullanmak için, evvela wine hakkındaki debian wiki sayfasında anlatılanları uygulayarak wine‘ın i386 ve amd64 mimarilerinde 2 kurulumunu yaptıktan sonra, playonlinux paketini kurabilir 3 ve Playonlinux’un menülerini kullanarak Microsoft Office 2007 kurulumunu sorunsuz ve çok kolay bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Günümüzün tipik bir 64 bit bilgisayarında yazmanız gereken komutlar sırasıyla şöyle:

  1. sudo dpkg –add-architecture i386 && sudo apt update
  2. sudo apt-get install wine wine32 wine64 libwine libwine:i386 fonts-wine
  3. sudo apt-get install playonlinux

Burada 3. satırda yer alan komutun çalışabilmesi için yapmanız gereken repository ayarı şöyle:

Kurulum sonrasında şu programlar kullanımınıza hazır oluyor:

Diğerlerini henüz denemedim ama Microsoft Word 2007’yi kurcaladım. Tamamen sorunsuz bir şekilde, sanki Windows’da çalışıyor gibi çalışıyor… Mükemmel!

LibreOffice Writer varken neden Microsoft Word ihtiyacı duydum?

Her ne kadar başkalarıyla paylaşmam gerekmeyen belgeleri LibreOffice ile düzenlemeyi tercih ediyorsam ve bundan memnunsam da, avukatlıkla ilgili işlerimi yaparken çalıştığım belgeleri başka kişilere göndermem veya onlarla aynı belge üzerinde çalışmam gerekebiliyor. “doc/docx” formatları o kadar yaygın ki başka bir belge formatıyla kaydedilmiş bir belgeyi paylaşmak fiilen kolay olmuyor, böyle olunca da bu formatlarla tam bir uyumluluk zorunlu oluyor…

LibreOffice her ne kadar uyumluluk konusunda çok başarılı olsa da her zaman yüzde yüz bir uyumluluktan ne yazık ki söz edemiyoruz. 4

Söz konusu olan hukukî belgeler olunca elbette en küçük bir hata ihtimaline tahammülüm olamıyor.

Bu yolla Word ihtiyacı tam olarak karşılıyor mu?

2006 yılında tanıştım Linux ile ve o günlerden beri beni iş için Linux kullanmaktan alıkoyan bir sorun bu… Yıl 2017 ve bu sorunun cevabı ne yazık ki hala hayır… Kısayolların beklendiği gibi çalışmadığına ve programın zaman zaman aniden kapandığına tanık olabilirsiniz. Yüzde yüz güvenilir bir yöntem olduğunu maalesef söyleyemiyorum. Hukukî metinler hata kaldırmadığından Word üzerinde çalışmam gerektiğinde Windows kullanıyorum.

Dipnotlar:

  1. debian, saygın ve köklü bir GNU/Linux dağıtımıdır. Ubuntu ve Linux Mint gibi popüler dağıtımlar debian tabanlıdırlar.
  2. Bilgisayarınızın CPU mimarisi 64 bit de olsa wine’ın 32 bit (i386) sürümlerini de kurmanız şart.
  3. Eğer aktif değilse contrib kaynaklarını (repository) etkinleştirmeniz gerekir.
  4. Bunun sorumlusu LibreOffice değil, daha ziyade Microsoft’tur. Microsoft Word belgelerinin (doc/docx) formatları neredeyse her birkaç yılda bir değiştirildiğinden ve bu belge formatları kapalı kaynaklı olduğundan LibreOffice programcıları, bir perdenin arkasındaki hareketli bir hedefi vurmaya çalışıyorlar diyebiliriz. — Aslında Word 2013 ve Word 2016 doğrudan açık kaynaklı “odt” formatında belge kaydedebiliyorlar ama bunlar varsayılan formatlar değil, kullanıcının her kayıt işleminde bunları seçmesi gerekiyor ve elbette bunu pek kimse yapmıyor.

Zotero’ya PDF’leri okuma ve işleme yeteneği kazandırmak

PDF dosyalarının Zotero tarafından okunabilmesi, işlenebilmesi, içeriğinin Zotero arama kutusundan aranabilir hale getirilebilmesi, arşive bir PDF belgesi eklendiğinde bu belgenin yazarı, başlığı gibi bilgilerin tanınarak veritabanına işlenebilmesi için gerekli olan iki araç var, pdftotext ve pdfinfo.

Zotero’nun “Edit/Preferences” menüsünden “Search/Arama” sekmesine geçerseniz burada “PDF indexing”  başlığı altında bu iki aracın yüklü olup olmadığını görebilir, yükle değiller ise yine aynı pencereden yüklemeyi deneyebilirsiniz.

GNU/Linux kullanıyorsanız bu araçları bu pencereden yüklemeniz bazı durumlarda belki mümkün olmayabilir. Ben bu yazıda bu araçları debian sistemimde Zotero’ya nasıl yükleyip tanıttığımı kısaca anlatmak istiyorum. 1

Bu iki araç debian’da “poppler-utils” paketi bünyesindeler ve bu paket sisteme kurulu ise bu araçlar da başka işleme gerek olmaksızın kullanılabilir durumda oluyorlar. Yani terminalde “pdftotext” yazarsanız cevap alırsınız. Bu paket sisteme kurulu değil ise

sudo apt-get install poppler-utils

komutu ile kurulabilir.

Ayarları yapmak için önce Zotero Veri Dizini’ne gitmeliyiz. Bilmiyor isek  “Zotero Preferences – Advanced – Files and Folders – Data Directory Location” ekranından bu dizinin yolunu öğrenebiliriz. Öğrendiysek bu dizinde bir terminal penceresi açalım.

which pdftotex

komutunu vererek pdftotext çalıştırılabilir dosyasının sistemimizde nerede olduğunu öğrenelim. Öğrendik ki bu dosya “/usr/bin/pdftotext” yolunda yer alıyormuş.

Firefox’da F12’ye basalım ve aşağıda açılan konsola

navigator.platform.replace(' ', '-')

yazalım. Böylece sistemimizin mimarisinin Firefox bünyesinde nasıl adlandırıldığını öğrenelim. Benimki “Linux-x86_64” çıktı.

Şimdi yine terminale dönüyoruz ve aşağıdaki komutu veriyoruz (sizin mimariniz farklı ise burada ona göre komutu değiştiriyorsunuz):

sudo ln -s /usr/bin/pdftotext pdftotext-Linux-x86_64

Böylece Zotero Veri Dizininde pdftotext için bir sembolik link yarattık. Çalıştırılabilir dosyamızın yeri değişmedi ve Zotero Veri Dizininden bu dosyaya bir kısayol oluşturduk.

Aynı işlemleri pdfinfo için de yapıyoruz. “which pdftotext” ve sonra “sudo ln -s /usr/bin/pdfinfo pdfinfo-Linux-x86_64

Şimdi bu iki dosya için de birer versiyon dosyası oluşturmalıyız. Aynı dizinde pdfinfo-Linux-x86_64.version ve pdftotext-Linux-x86_64.version dosyalarını yaratalım. Bu dosyaların içinde sadece versiyon numarası yazmalı. Versiyonu nereden öğreneceksiniz? Terminalde her iki komutu da kullanın, ilk satırda yazar versiyon numarası:

$ pdftotext
pdftotext version 0.48.0
Copyright 2005-2016 The Poppler Developers - http://poppler.freedesktop.org
Copyright 1996-2011 Glyph & Cog, LLC

Dosyada sadece “0.48.0” yazmalı, tırnaklar yok.

Bu işlem de tamam ise son adım olarak şuradaki betiği aynı dizine pdfinfo.sh adıyla kaydetmeli ve “chmod +x pdfinfo.sh” komutuyla bu betiği çalıştırılabilir hale getirmeliyiz. İhtiyaten sağlamasını yapmak istersiniz diye, betiğin içeriği yazının yazıldığı tarih itibariyle şöyle:

#!/bin/sh
if [ -z "$1" ] || [ -z "$2" ] || [ -z "$3" ]; then
echo "Usage: $0 cmd source output.txt"
exit 1
fi
"$1" "$2" > "$3"

Bu işlem de tamam ise Zoreto’yu yeniden başlatalım. Aşağıdaki çıktıyı ilgili pencerede gördüysek sonuç başarılıdır:

İyi günlerde kullanınız.

Dipnotlar:

  1. Bu yazıda şu adresteki resmi kılavuzdan yararlanılmıştır.

Yüksek piksel yoğunluğu ile ilgili notlar [debian]

Piksel yoğunluğu yüksek (TVDPI veya HiDPI) ekranlarda  pencerelerin ve özellikle yazıların gözü yormayacak derecede ölçeklenmesi gerekir. Ekranınız “retina” veya “HD” olarak tanımlanan çözünürlüklerde ise bu ölçekleme doğru yapılmazsa gözleriniz yorulabilir, bilgisayarı uzun süre rahat kullanamayabilirsiniz.

Örneğin ben 13,3″ bir ekranda 1920×1080 (Full HD) çözünürlük kullanıyorum. Bu 165.63 PPI ölçüsünde bir piksel yoğunluğu anlamına geliyor. Benim bu yoğunluğu, bu yaşta, gözlüksüz rahat kullanabilmem için ölçeklemeye ihtiyacım var.

debian 9 (kod adı “stretch”) kurduktan sonra ölçekleme sorunu ile ilgili neler yaptığımı kısaca not edeyim.

Gnome

Gnome 3.22.2 ile geliyor debian 9 ve bu sürümde küsuratlı bir pencere ölçekleme (window scaling) değeri belirlenemiyor. Yani ya pencereleri 1:1 boyutunda görüyorsunuz ya da 2:1 boyutunda örneğin. Bu ikisinin arasında bir değer belirleyemiyorsunuz. Pencereleri %200 oranında büyük görmek de çoğu zaman fazla büyük ve kullanışsız oluyor. Neyse ki bu konuda Canonical & Ubuntu sponsorluğunda düzenlenen Hackfest ile bir çalışma yapıldı ve Gnome 3.26‘da bu uzun süredir devam eden problem nihayet giderilmiş olacak gibi görünüyor! debian 9 stable kullanıcıları için bir ara sürümle Gnome yükseltmesi beklenmese de, sid kullanıcıları bu güncellemeye çıktıktan kısa süre sonra kavuşabilirler. Ben stable kullandığım için debian 10’u bekleyeceğim. Bu bekleyiş beni zorlamayacak çünkü aşağıda anlatacağım yollarla bu sorunu aşmış sayılırım.

Not düşmek isterim ki, Arch Wiki’deki yönergeleri izleyerek xrandr komutlarını kullanmayı denedim ama sonuçtan memnun kalmayarak geri aldım bunları.

Firefox

Firefox‘ta fxDPI eklentisi açık kaynaklı ve bu sorunu Firefox bakımından tek tıkla çözüyor.

Zotero

debian 9 ile birlikte Zotero 4.0.29.16 sürümü geliyor. Bu sürümde Zotero ana ekran ve notların içindeki yazıların puntosunu ayarlardan (Edit – Preferences – General) değiştirmek mümkün.

Chromium

Güncelleme: 26.09.2018

sudo cp /usr/share/applications/chromium.desktop /usr/share/applications/chromiumHIDPI.desktop
sudo gedit /usr/share/applications/chromiumHIDPI.desktop

komutunu verdikten sonra

“Exec” satırını aşağıdaki gibi düzenledim:

Exec=/usr/bin/chromium %U --force-device-scale-factor=1.5

Favorilere chromiumHIDPI’yi ekledim ve diğerini favorilerden kaldırdım.

Böylece Chromium’da her şey yeterince büyük görünüyor artık. Burada küsuratlı bir sayı kullanabilmek mutlu ediyor.

Ayrı bir kısayol oluşturma sebebim şu: Her güncelleme sonrası bu ayar siliniyor. Ayrı dosya buna engel oluyor.

Lifeograph

debian 9 ile gelen Lifeograph 1.4.0’da da bulunan “Theme” özelliği ile yazıların boyutunu büyütebiliyorsunuz. Bu özelliğin nasıl kullanıldığını “Lifeograph Manual”ın 1.14 numaralı başlığında bulabilirsiniz.

debian ve Spotify

debian’ı kurduk. Gnome masaüstünün sade ve huzurlu ortamına kavuştuk. Sistemimizde özgür olmayan hiçbir yazılım bulunmaması içimizi rahatlatıyor (sırf bu sebepten dün gece de daha iyi bir uyku çekmiştik). Dışarıda yağmur ve masamızda bir bardak sıcak kahve var. Şimdi arkadaki şu sessizliğe usulca dokunmak iyi bir fikir olabilir.

Spotify’ın bir Linux sürümü var ve hatta bir debian paketi olarak sunuluyor. Tek seçenek bu değil ama… Spotify’ı bilgisayara herhangi bir ek yazılım kurmadan, Firefox ile, kendi web playerı üzerinden dinlemek de mümkün.

Ben debian’ın altın kuralına, “don’t break debian” öğüdüne mümkünse uygun hareket etmeyi tercih ediyorum. Bir işi yapmanın bir “debian yolu” (debian way) var ise, basitçe, o yoldan gidiyorum. Örneğin Spotify web player işimi görüyor ise (görüyor), desteklenmeyen ve debian denetiminden geçmemiş bir yazılımı bilgisayarıma kurmama bence gerek yok.

Web tarayıcı üzerinden kullanabildiğimiz yazılımların sayısı ne kadar arttı… Ofis yazılımlarını da, müzik oynatıcıyı da tarayıcı içinden kullanabiliyoruz. Hatta müziği bile yerel olarak saklamıyor, akışı dinliyoruz. Linux (ve Mac) kullanmayı kolaylaştıran sebepler bunlar… Geçmişe göre artık daha kolay.

Bu yazıyı yazarken “Deep Focus” çalma listesi açıktı.

Linux’a Zotero kurulumu

debian (veya Ubuntu veya Linux Mint gibi debian tabanlı başka bir Linux dağıtımı) kullanıyorsanız, zotero.org üzerinden Zotero Standalone veya Zotero Connector yazılım ve eklentilerini bilgisayarınıza kurmadan önce sisteminize özel Zotero paketlerinin bulunup bulunmadığına bakmanızda, bunun için Synaptic veya muadili paket yöneticinize göz atmanızda yarar var.

debian 9’da sadece “main” repository etkinken Synaptic’te “zotero” araması şu sonucu veriyor:

Gördüğünüz gibi debian için özel olarak hazırlanmış Zotero paketleri mevcut. Bunları kullanmak daha güvenli ve pratik…

Zotero Firefox eklentisi artık güncellenmiyor. Bu sebeple burada sadece zotero-standalone ve libreoffice-zotero-integration paketlerine ihtiyacımız var. xul-ext-lyz paketi Lyx kullanıcıları için.

Önce Synaptic üzerinden zotero-standalone‘u kuruyorsunuz, sonra Zotero Connector’u zotero.org üzerinden kuruyorsunuz ve kullanmaya başlıyorsunuz. Zotero Standalone varken xul-ext-zotero paketine ihtiyacınız yok.

Hatırlatmak gerekirse; Zotero Connector kullanıyorsanız Firefox üzerinde hiçbir Zotero ayarı yapmıyorsunuz, tüm ayarlar Zotero Standalone içinden yapılıyor. Veri dizini ayarları başta olmak üzere…

İpucu: Firefox ile web’den bir sayfayı kaydetmek istediğinizde sadece araç çubuğundaki düğme ile sınırlı değilsiniz. Sayfaya sağ tıklayarak açılan popup menüden sayfayı nasıl kaydetmek istediğinizi seçebilirsiniz:

BadUSB saldırılarından korunmak [Linux]

Daha önce Windows’ta BadUSB saldırılarından nasıl korunulacağı hakkında bir yazı yayımlamıştım. Şimdi de bir GNU/Linux dağıtımı olan debian’da bu sinsi tehlikeye karşı nasıl önlem aldığımı anlatayım.

Bir parantez… Windows için anlattığım yöntem sadece Windows Pro sürümlerinde uygulanabiliyor. Bir “Home” sürüm sahibiyseniz önce Pro’ya yükseltmeniz, bunun için de yaklaşık 300-400 TL gibi bir ek ücret ödemeniz gerekiyor. debian mı? O doğuştan Pro… debian the Cleaner, the Professional. Lakırdı bitti, anlatım başlıyor…

sudo apt-get install usbguard

komutuyla usbguard‘ı kurdum. Bu arada bir not: debian 9 sistemimde sadece “main” repository etkin. Bu kurulum için bu yeterli.

sudo usbguard generate-policy > rules.conf

komutuyla bir configuration dosyası oluşturdum.

nano rules.conf

komutuyla bu dosyayı düzenlemeye başladım.

allow with-interface equals { 08:*:* }

satırını ekledim. Böylece kural olarak sadece usb depolama cihazlarına sorgusuz sualsiz izin verilecek.

allow with-interface equals { 08:*:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 03:00:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 03:01:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* e0:*:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 02:*:* }

bu satırları ekledim ki kendisini hem depolama cihazı hem de klavye, fare veya iletişim aygıtı olarak tanıtan şüpheli cihazlar engellensin.

allow with-interface one-of { 03:00:01 03:01:01 } if !allowed-matches(with-interface one-of { 03:00:01 03:01:01 })

bu satırı ekledim, böylece bir klavye var ise başka bir klavyenin eklenmesine izin verilmesin.

Dosyayı kaydedip çıktım.

Sonra

# sudo install -m 0600 -o root -g root rules.conf /etc/usbguard/rules.conf
# sudo systemctl start usbguard.service

komutlarını vererek usbguard’ı başlattım.

Bu sırada sisteme takılı olan USB cihazlar otomatik olarak izinli kılındı. Bundan sonra takılacak USB cihazlar ise kurallara bağlı olarak sisteme giriş izni elde edecekler veya edemeyecekler.

Diyelim ki bir USB klavyeye özel izin vermek istiyorum.

Klavyeyi bilgisayara takmadan önce terminalde

sudo usbguard watch

komutunu veriyorum. Klavyeyi bağlıyorum. Ekrandaki çıktıyı not ediyorum ve aşağıdaki komutu buna göre düzenliyorum:

sudo usbguard append-rule 'allow id 066d:c99b serial "" name "USB Keyboard" hash "xGXasdgadga4QYI9sVDsRj6WLBOytYaOzhTj3Xy2c="'

komutuyla yeni bir kural ekleyerek bu cihaza özel izin veriyorum. Klavyeyi çıkarıp yeniden bağladığımda artık sistem klavyeyi görecektir.

Hepsi bu kadar…

Kim korkar USB’lerden artık?

debian 9’da Türkçe “locale” ayarları

debian 9’u İngilizce olarak kurdum ve kullanıyorum. Tarih, para birimi, sayıların yazımı da dahil olmak üzere bazı yazım kurallarının yerelleştirilmesi, ülkemize özgü hale getirilmesi için “locale” 1 ayarlarının yapılması gerekiyordu.

Terminalde,

sudo apt-get install debconf
sudo dpkg-reconfigure

komutlarını girdikten sonra

en_US.UTF-8 UTF-8
tr_TR.UTF-8 UTF-8

seçeneklerini aktifleştirdim.

Şu çıktıyı aldım:

Generating locales (this might take a while)...
en_US.UTF-8... done
tr_TR.UTF-8... done
Generation complete.

Oturumu yeniden başlattıktan sonra Gnome’da Region & Language penceresinde  aşağıdaki gibi ayar yapabiliyordum artık…

Kaynak: https://people.debian.org/~schultmc/locales.html

Dipnotlar:

  1. locale şu demek: “In computing, a locale is a set of parameters that defines the user’s language, region and any special variant preferences that the user wants to see in their user interface. Usually a locale identifier consists of at least a language identifier and a region identifier.” – Kaynak: Wikipedia (Türkiye’de bu online ansiklopedi yasaklı olduğundan okuyabilmeniz için link vermek yerine doğrudan ilgili kısmı kopyaladım)