İşletim sistemlerinin pazar payları (2003-2019 arası)

2003-2019 yılları arasında işletim sistemlerinin pazar payları şu şekilde değişim geçirmiş:

Bu sitenin ziyaretçi istatistiklerinden yola çıkarak bu konuda düşüncelerimi 3 sene kadar önce bir yazıda paylaştığımı da hatırladım bu videoyu izlerken.

Linux üzerinde Adobe Digital Editions

Özellikle e-kütüphanelerden edindiğimiz DRM korumalı e-kitapları okumak için Adobe Digital Editions yazılımını kullanmak mecburiyetinde kalabiliyoruz.

Bu yazılım sadece Mac ve Windows için sunuluyor. Linux desteği yok ne yazık ki. Fakat çaresiz değiliz.

debian 9 stable sistemimde Adobe Digital Editions v1.7 sürümünü, varsayılan wine kurulumuyla sorunsuz bir şekilde çalıştırabildim! :)

v1.7 sürümünü şuradan indirebilirsiniz. (yedek bağlantı)

wine setup.exe 

komutuyla kurdum.

Linux masaüstünde Firefox ile indirdiğiniz bir e-kitabı doğrudan Adobe Digital Editions ile açma seçeneği sunulacak size bundan sonra ve e-kitabınız Wine yoluyla otomatik olarak açılacak.

Versiyon 1.7’de metin kopyalamak (ctrl+c, ctrl+v) maalesef mümkün görünmüyor. Metni vurgulama (highlight) ise ancak metin kenarına not alarak im koymak yoluyla mümkün, buna “bookmark” deniyor program terminolojisinde.

Aldığımız notlara ve koyduğumuz imlere e-kitabın okuma süresi bittiğinde nasıl ulaşabiliyoruz -şimdilik- bilemiyorum. Bu konuda bilgi edinince buraya ekleyebilirim.

Adobe Digital Editions v1.7 idareten ve zorunluluktan kullanılabilir. Hiç yoktan iyidir.

DRM sevdiğimiz bir teknoloji değil.

Akademik çalışmalar, araştırmalar yapanlar, okuyup yazanlar arasında Linux kullanımı hiç de nadir sayılmaz. Buna karşın Adobe’un zorunlu olarak kullanılan bu yazılım için Linux desteği vermemesi tam bir hayal kırıklığı…

Bir not: v1.7 işinizi görmeye yetmezse şurada ilginç bilgiler var.

Zotero’ya PDF’leri okuma ve işleme yeteneği kazandırmak

PDF dosyalarının Zotero tarafından okunabilmesi, işlenebilmesi, içeriğinin Zotero arama kutusundan aranabilir hale getirilebilmesi, arşive bir PDF belgesi eklendiğinde bu belgenin yazarı, başlığı gibi bilgilerin tanınarak veritabanına işlenebilmesi için gerekli olan iki araç var, pdftotext ve pdfinfo.

Zotero’nun “Edit/Preferences” menüsünden “Search/Arama” sekmesine geçerseniz burada “PDF indexing”  başlığı altında bu iki aracın yüklü olup olmadığını görebilir, yükle değiller ise yine aynı pencereden yüklemeyi deneyebilirsiniz.

GNU/Linux kullanıyorsanız bu araçları bu pencereden yüklemeniz bazı durumlarda belki mümkün olmayabilir. Ben bu yazıda bu araçları debian sistemimde Zotero’ya nasıl yükleyip tanıttığımı kısaca anlatmak istiyorum. 1

Bu iki araç debian’da “poppler-utils” paketi bünyesindeler ve bu paket sisteme kurulu ise bu araçlar da başka işleme gerek olmaksızın kullanılabilir durumda oluyorlar. Yani terminalde “pdftotext” yazarsanız cevap alırsınız. Bu paket sisteme kurulu değil ise

sudo apt-get install poppler-utils

komutu ile kurulabilir.

Ayarları yapmak için önce Zotero Veri Dizini’ne gitmeliyiz. Bilmiyor isek  “Zotero Preferences – Advanced – Files and Folders – Data Directory Location” ekranından bu dizinin yolunu öğrenebiliriz. Öğrendiysek bu dizinde bir terminal penceresi açalım.

which pdftotex

komutunu vererek pdftotext çalıştırılabilir dosyasının sistemimizde nerede olduğunu öğrenelim. Öğrendik ki bu dosya “/usr/bin/pdftotext” yolunda yer alıyormuş.

Firefox’da F12’ye basalım ve aşağıda açılan konsola

navigator.platform.replace(' ', '-')

yazalım. Böylece sistemimizin mimarisinin Firefox bünyesinde nasıl adlandırıldığını öğrenelim. Benimki “Linux-x86_64” çıktı.

Şimdi yine terminale dönüyoruz ve aşağıdaki komutu veriyoruz (sizin mimariniz farklı ise burada ona göre komutu değiştiriyorsunuz):

sudo ln -s /usr/bin/pdftotext pdftotext-Linux-x86_64

Böylece Zotero Veri Dizininde pdftotext için bir sembolik link yarattık. Çalıştırılabilir dosyamızın yeri değişmedi ve Zotero Veri Dizininden bu dosyaya bir kısayol oluşturduk.

Aynı işlemleri pdfinfo için de yapıyoruz. “which pdftotext” ve sonra “sudo ln -s /usr/bin/pdfinfo pdfinfo-Linux-x86_64

Şimdi bu iki dosya için de birer versiyon dosyası oluşturmalıyız. Aynı dizinde pdfinfo-Linux-x86_64.version ve pdftotext-Linux-x86_64.version dosyalarını yaratalım. Bu dosyaların içinde sadece versiyon numarası yazmalı. Versiyonu nereden öğreneceksiniz? Terminalde her iki komutu da kullanın, ilk satırda yazar versiyon numarası:

$ pdftotext
pdftotext version 0.48.0
Copyright 2005-2016 The Poppler Developers - http://poppler.freedesktop.org
Copyright 1996-2011 Glyph & Cog, LLC

Dosyada sadece “0.48.0” yazmalı, tırnaklar yok.

Bu işlem de tamam ise son adım olarak şuradaki betiği aynı dizine pdfinfo.sh adıyla kaydetmeli ve “chmod +x pdfinfo.sh” komutuyla bu betiği çalıştırılabilir hale getirmeliyiz. İhtiyaten sağlamasını yapmak istersiniz diye, betiğin içeriği yazının yazıldığı tarih itibariyle şöyle:

#!/bin/sh
if [ -z "$1" ] || [ -z "$2" ] || [ -z "$3" ]; then
echo "Usage: $0 cmd source output.txt"
exit 1
fi
"$1" "$2" > "$3"

Bu işlem de tamam ise Zoreto’yu yeniden başlatalım. Aşağıdaki çıktıyı ilgili pencerede gördüysek sonuç başarılıdır:

İyi günlerde kullanınız.

Dipnotlar:

  1. Bu yazıda şu adresteki resmi kılavuzdan yararlanılmıştır.

Yüksek piksel yoğunluğu ile ilgili notlar [debian]

Piksel yoğunluğu yüksek (TVDPI veya HiDPI) ekranlarda  pencerelerin ve özellikle yazıların gözü yormayacak derecede ölçeklenmesi gerekir. Ekranınız “retina” veya “HD” olarak tanımlanan çözünürlüklerde ise bu ölçekleme doğru yapılmazsa gözleriniz yorulabilir, bilgisayarı uzun süre rahat kullanamayabilirsiniz.

Örneğin ben 13,3″ bir ekranda 1920×1080 (Full HD) çözünürlük kullanıyorum. Bu 165.63 PPI ölçüsünde bir piksel yoğunluğu anlamına geliyor. Benim bu yoğunluğu, bu yaşta, gözlüksüz rahat kullanabilmem için ölçeklemeye ihtiyacım var.

debian 9 (kod adı “stretch”) kurduktan sonra ölçekleme sorunu ile ilgili neler yaptığımı kısaca not edeyim.

Gnome

Gnome 3.22.2 ile geliyor debian 9 ve bu sürümde küsuratlı bir pencere ölçekleme (window scaling) değeri belirlenemiyor. Yani ya pencereleri 1:1 boyutunda görüyorsunuz ya da 2:1 boyutunda örneğin. Bu ikisinin arasında bir değer belirleyemiyorsunuz. Pencereleri %200 oranında büyük görmek de çoğu zaman fazla büyük ve kullanışsız oluyor. Neyse ki bu konuda Canonical & Ubuntu sponsorluğunda düzenlenen Hackfest ile bir çalışma yapıldı ve Gnome 3.26‘da bu uzun süredir devam eden problem nihayet giderilmiş olacak gibi görünüyor! debian 9 stable kullanıcıları için bir ara sürümle Gnome yükseltmesi beklenmese de, sid kullanıcıları bu güncellemeye çıktıktan kısa süre sonra kavuşabilirler. Ben stable kullandığım için debian 10’u bekleyeceğim. Bu bekleyiş beni zorlamayacak çünkü aşağıda anlatacağım yollarla bu sorunu aşmış sayılırım.

Not düşmek isterim ki, Arch Wiki’deki yönergeleri izleyerek xrandr komutlarını kullanmayı denedim ama sonuçtan memnun kalmayarak geri aldım bunları.

Firefox

Firefox‘ta fxDPI eklentisi açık kaynaklı ve bu sorunu Firefox bakımından tek tıkla çözüyor.

Zotero

debian 9 ile birlikte Zotero 4.0.29.16 sürümü geliyor. Bu sürümde Zotero ana ekran ve notların içindeki yazıların puntosunu ayarlardan (Edit – Preferences – General) değiştirmek mümkün.

Chromium

Güncelleme: 26.09.2018

sudo cp /usr/share/applications/chromium.desktop /usr/share/applications/chromiumHIDPI.desktop
sudo gedit /usr/share/applications/chromiumHIDPI.desktop

komutunu verdikten sonra

“Exec” satırını aşağıdaki gibi düzenledim:

Exec=/usr/bin/chromium %U --force-device-scale-factor=1.5

Favorilere chromiumHIDPI’yi ekledim ve diğerini favorilerden kaldırdım.

Böylece Chromium’da her şey yeterince büyük görünüyor artık. Burada küsuratlı bir sayı kullanabilmek mutlu ediyor.

Ayrı bir kısayol oluşturma sebebim şu: Her güncelleme sonrası bu ayar siliniyor. Ayrı dosya buna engel oluyor.

Lifeograph

debian 9 ile gelen Lifeograph 1.4.0’da da bulunan “Theme” özelliği ile yazıların boyutunu büyütebiliyorsunuz. Bu özelliğin nasıl kullanıldığını “Lifeograph Manual”ın 1.14 numaralı başlığında bulabilirsiniz.

debian ve Spotify

debian’ı kurduk. Gnome masaüstünün sade ve huzurlu ortamına kavuştuk. Sistemimizde özgür olmayan hiçbir yazılım bulunmaması içimizi rahatlatıyor (sırf bu sebepten dün gece de daha iyi bir uyku çekmiştik). Dışarıda yağmur ve masamızda bir bardak sıcak kahve var. Şimdi arkadaki şu sessizliğe usulca dokunmak iyi bir fikir olabilir.

Spotify’ın bir Linux sürümü var ve hatta bir debian paketi olarak sunuluyor. Tek seçenek bu değil ama… Spotify’ı bilgisayara herhangi bir ek yazılım kurmadan, Firefox ile, kendi web playerı üzerinden dinlemek de mümkün.

Ben debian’ın altın kuralına, “don’t break debian” öğüdüne mümkünse uygun hareket etmeyi tercih ediyorum. Bir işi yapmanın bir “debian yolu” (debian way) var ise, basitçe, o yoldan gidiyorum. Örneğin Spotify web player işimi görüyor ise (görüyor), desteklenmeyen ve debian denetiminden geçmemiş bir yazılımı bilgisayarıma kurmama bence gerek yok.

Web tarayıcı üzerinden kullanabildiğimiz yazılımların sayısı ne kadar arttı… Ofis yazılımlarını da, müzik oynatıcıyı da tarayıcı içinden kullanabiliyoruz. Hatta müziği bile yerel olarak saklamıyor, akışı dinliyoruz. Linux (ve Mac) kullanmayı kolaylaştıran sebepler bunlar… Geçmişe göre artık daha kolay.

Bu yazıyı yazarken “Deep Focus” çalma listesi açıktı.

Linux’a Zotero kurulumu

debian (veya Ubuntu veya Linux Mint gibi debian tabanlı başka bir Linux dağıtımı) kullanıyorsanız, zotero.org üzerinden Zotero Standalone veya Zotero Connector yazılım ve eklentilerini bilgisayarınıza kurmadan önce sisteminize özel Zotero paketlerinin bulunup bulunmadığına bakmanızda, bunun için Synaptic veya muadili paket yöneticinize göz atmanızda yarar var.

debian 9’da sadece “main” repository etkinken Synaptic’te “zotero” araması şu sonucu veriyor:

Gördüğünüz gibi debian için özel olarak hazırlanmış Zotero paketleri mevcut. Bunları kullanmak daha güvenli ve pratik…

Zotero Firefox eklentisi artık güncellenmiyor. Bu sebeple burada sadece zotero-standalone ve libreoffice-zotero-integration paketlerine ihtiyacımız var. xul-ext-lyz paketi Lyx kullanıcıları için.

Önce Synaptic üzerinden zotero-standalone‘u kuruyorsunuz, sonra Zotero Connector’u zotero.org üzerinden kuruyorsunuz ve kullanmaya başlıyorsunuz. Zotero Standalone varken xul-ext-zotero paketine ihtiyacınız yok.

Hatırlatmak gerekirse; Zotero Connector kullanıyorsanız Firefox üzerinde hiçbir Zotero ayarı yapmıyorsunuz, tüm ayarlar Zotero Standalone içinden yapılıyor. Veri dizini ayarları başta olmak üzere…

İpucu: Firefox ile web’den bir sayfayı kaydetmek istediğinizde sadece araç çubuğundaki düğme ile sınırlı değilsiniz. Sayfaya sağ tıklayarak açılan popup menüden sayfayı nasıl kaydetmek istediğinizi seçebilirsiniz:

BadUSB saldırılarından korunmak [Linux]

Daha önce Windows’ta BadUSB saldırılarından nasıl korunulacağı hakkında bir yazı yayımlamıştım. Şimdi de bir GNU/Linux dağıtımı olan debian’da bu sinsi tehlikeye karşı nasıl önlem aldığımı anlatayım.

Bir parantez… Windows için anlattığım yöntem sadece Windows Pro sürümlerinde uygulanabiliyor. Bir “Home” sürüm sahibiyseniz önce Pro’ya yükseltmeniz, bunun için de yaklaşık 300-400 TL gibi bir ek ücret ödemeniz gerekiyor. debian mı? O doğuştan Pro… debian the Cleaner, the Professional. Lakırdı bitti, anlatım başlıyor…

sudo apt-get install usbguard

komutuyla usbguard‘ı kurdum. Bu arada bir not: debian 9 sistemimde sadece “main” repository etkin. Bu kurulum için bu yeterli.

sudo usbguard generate-policy > rules.conf

komutuyla bir configuration dosyası oluşturdum.

nano rules.conf

komutuyla bu dosyayı düzenlemeye başladım.

allow with-interface equals { 08:*:* }

satırını ekledim. Böylece kural olarak sadece usb depolama cihazlarına sorgusuz sualsiz izin verilecek.

allow with-interface equals { 08:*:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 03:00:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 03:01:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* e0:*:* }
reject with-interface all-of { 08:*:* 02:*:* }

bu satırları ekledim ki kendisini hem depolama cihazı hem de klavye, fare veya iletişim aygıtı olarak tanıtan şüpheli cihazlar engellensin.

allow with-interface one-of { 03:00:01 03:01:01 } if !allowed-matches(with-interface one-of { 03:00:01 03:01:01 })

bu satırı ekledim, böylece bir klavye var ise başka bir klavyenin eklenmesine izin verilmesin.

Dosyayı kaydedip çıktım.

Sonra

# sudo install -m 0600 -o root -g root rules.conf /etc/usbguard/rules.conf
# sudo systemctl start usbguard.service

komutlarını vererek usbguard’ı başlattım.

Bu sırada sisteme takılı olan USB cihazlar otomatik olarak izinli kılındı. Bundan sonra takılacak USB cihazlar ise kurallara bağlı olarak sisteme giriş izni elde edecekler veya edemeyecekler.

Diyelim ki bir USB klavyeye özel izin vermek istiyorum.

Klavyeyi bilgisayara takmadan önce terminalde

sudo usbguard watch

komutunu veriyorum. Klavyeyi bağlıyorum. Ekrandaki çıktıyı not ediyorum ve aşağıdaki komutu buna göre düzenliyorum:

sudo usbguard append-rule 'allow id 066d:c99b serial "" name "USB Keyboard" hash "xGXasdgadga4QYI9sVDsRj6WLBOytYaOzhTj3Xy2c="'

komutuyla yeni bir kural ekleyerek bu cihaza özel izin veriyorum. Klavyeyi çıkarıp yeniden bağladığımda artık sistem klavyeyi görecektir.

Hepsi bu kadar…

Kim korkar USB’lerden artık?

debian 9’da Türkçe “locale” ayarları

debian 9’u İngilizce olarak kurdum ve kullanıyorum. Tarih, para birimi, sayıların yazımı da dahil olmak üzere bazı yazım kurallarının yerelleştirilmesi, ülkemize özgü hale getirilmesi için “locale” 1 ayarlarının yapılması gerekiyordu.

Terminalde,

sudo apt-get install debconf
sudo dpkg-reconfigure

komutlarını girdikten sonra

en_US.UTF-8 UTF-8
tr_TR.UTF-8 UTF-8

seçeneklerini aktifleştirdim.

Şu çıktıyı aldım:

Generating locales (this might take a while)...
en_US.UTF-8... done
tr_TR.UTF-8... done
Generation complete.

Oturumu yeniden başlattıktan sonra Gnome’da Region & Language penceresinde  aşağıdaki gibi ayar yapabiliyordum artık…

Kaynak: https://people.debian.org/~schultmc/locales.html

Dipnotlar:

  1. locale şu demek: “In computing, a locale is a set of parameters that defines the user’s language, region and any special variant preferences that the user wants to see in their user interface. Usually a locale identifier consists of at least a language identifier and a region identifier.” – Kaynak: Wikipedia (Türkiye’de bu online ansiklopedi yasaklı olduğundan okuyabilmeniz için link vermek yerine doğrudan ilgili kısmı kopyaladım)

Zotero’nun hayatı kolaylaştıran arama ve tarama işlevleri

Akademik çalışmalarımda ve avukatlık hayatımda işlerimi kolaylaştıran, ilgimi çeken konularda araştırma ve arşivleme yaparken bana yardımcı olan ücretsiz bir yazılım/hizmetten bahsedeyim size. İsmi Zotero. Çok okuyorsanız, not almayı, arşiv yapmayı seviyor ve son teknolojiyi kullanmayı tercih ediyorsanız ilginizi çekebilir.

Zotero bir atıf yönetim programı aslında. Ben onu hem bu amaçla, hem de arşivleme amacıyla kullanıyorum. Yargı kararlarını, mevzuatı, makaleleri, kitapları, web sayfalarını ve daha birçok şeyi Zotero kütüphanemde etiketliyor, tasnif ediyor, arşivliyor ve ihtiyaç duyduğumda bunlara kolayca atıf yapıyorum. Bu elektronik kütüphane bilgisayarımda saklı. İnternet bağlantım olmasa da her zaman erişimime açık. Zotero, bu kütüphanede birkaç tuşa basarak tüm arşivimi tarayabilmemi sağlıyor ve 1 saniyeden kısa bir sürede sonuçları önüme seriyor.

Özellikle web sayfalarını arşivlemek için kullanışlı oluyor. Böylece web sayfalarının ileride değişmesi veya erişimden kalkması tehlikesine karşı bunların yerel kopyalarına sahip oluyorum.

PDF dosyalarını da bünyesinde tutuyorum, böylece hangi PDF’nin hangi konuya ilişkin olduğunu kolayca bulabiliyorum. Zotero olmasaydı PDF dosyalarını sakladığım klasörde neyin nerede olduğunu bulamadığım bir karmaşa hüküm sürerdi.

Zotero’nun temel işi aslında atıfları yönetmek (reference management)… Onu kullanarak, akademik çalışmalarınızda  kolayca atıf yapabilir ve atıfları yönetebilirsiniz.  Microsoft Word, LibreOffice ve sair programlar için bulunabilen yardımcı araçları ile bu iş oldukça pratik. Dahası, atıflardaki değişiklikleri Zotero otomatik olarak günceller, onları kendiliğinden sıraya koyar ve tezinize uygun şekilde ifade eder, biçimlendirir. Bir esere bir önceki dipnotta atıf yapılmış ise yeni atıf “a.g.e.” şeklinde yapılır örneğin. Ya da bir atfı sonradan günceller veya değiştirirseniz ilgili belgelerdeki tüm atıflar da kendiliğinden güncellenecektir.

Zotero’nun birçok kullanışlı özelliği var. Güçlü arama ve tarama işlevleri çok önemli. Biraz bu konudan söz ederek bu yazıyı noktalayayım.

Anında arama, anında tarama…

Zotero, arama ve tarama işlevleriyle, anlık görüntüsünü aldığınız (snapshot) web sayfalarının ve PDF dosyalarının içeriği de dahil olmak üzere kütüphanenizdeki bütün içeriği önceden fihriste (index) alıyor ve arama/tarama yaptığınızda sonuçları anında önünüze getiriyor.

Örneğin aşağıdaki görüntüde, “organik” kelimesi ile yapılan arama sonucunda, kütüphanemde yer alan ve bu sözcüğü içeren bütün web sayfaları ve PDF dosyaları anında listelenmiştir.

Bunun için Zotero araç çubuğunun en sağında bulunan arama kutusundaki oka tıklayarak “Everything” seçeneğini seçtikten sonra arama terimini yazıp “enter” tuşlamanız yeterli. Fihriste alma (indexing) işlemi önceden yapıldığından sonuçlar anında karşınıza gelecektir.

Not da alabilirsiniz…

Zotero’nun bu tarama ve arama işlevleri arşivlemeyi kolaylaştırdığı gibi, zengin metin biçiminde (RTF) not almayı da destekliyor. Kütüphanenizdeki her bir esere not ekleyebileceğiniz gibi bağımsız notlar da yaratabilirsiniz.

Tek başına yeterli olabilir…

Bu özellikleriyle bilgisayar ile çalışırken Evernote, Scrapbook, Onenote, Pocket gibi başka bir arşivleme-not alma yazılım veya hizmetine de ihtiyaç bırakmıyor aslında biliyor musunuz? Dahası onlarda bulunmayan referans verme (atıf yapma, başvuru yapma, cite) özelliklerine de sahip olmasıyla akademik çalışmalarda yan işlerin yükünü hafifleten bir yardımcı.

Yukarıda saydığım bazı diğer not alma araçlarına göre bir zayıf yönü belki şu olabilir: Anlık görüntüsü alınan web sayfaları üzerinde değişiklik yapamıyorsunuz. Örneğin bir web sayfasında bir cümlenin üzerini sarı ile vurgulayamazsınız. Bunun yerine bu esere ek notlar alarak bu eksikliği giderebilirsiniz. PDF dosyalarında bu sorun yok, çünkü PDF’leri harici yazılımla açıp değişiklik yaptığınızda bunlar korunuyor.

Daima hazır…

Zotero veri dizini yerel olarak saklandığı için tüm arşiviniz her zaman yanınızda ve çevrimdışı erişiminize açık olacaktır. İnternet bağlantısına veya üçüncü kişilerin-şirketlerin hizmetlerinin sürmesine bağlı olmayacaksınız. Gizlilik ve güvenlik konusunda da içiniz daha rahat olabilir. Sadece, bu dizinin düzenli olarak yedeğini almayı ihmal etmeyin. Bu dizinin yolunu “Zotero Preferences” – “Advanced” – “Files and Directories” ekranında görebilir ve değiştirebilirsiniz.

Arama işlevi ile ilgili karşılaşabileceğiniz bazı sorunlara çözümler:

  • Eğer bazı sonuçların listelenmediğini düşünüyorsanız “Zotero Preferences” – “Search” – “Rebuild Index” yoluyla indeksi yeniden oluşturun veya eksik kısımları tamamlamasını sağlayın.
  • PDF dosyalarının içeriği taramaya dahil edilmiyor gibi görünüyor ise “Zotero Preferences” – “Search” ekranında “PDF index” araçlarını yükleyin. Ancak bu araçların yüklü olması, PDF içeriklerinin taranabilmesini tek başına sağlayamaz. Aynı zamanda kütüphanenizdeki PDF’lerin “aranabilir PDF” (searchable pdf) niteliğinde olması gerekir.
  • Aranabilir olmayan bir PDF’yi aranabilir bir PDF’ye çevirmek için bir OCR yazılımı kullanmanız gerekir. Ben Abbyy FineReader programının Türkçe PDF’lerde bu işi başarıyla yaptığını tecrübe ettim.

Zotero ile ilgili düşüncelerinizi sayfanın altına bir yorum yazarak paylaşabilirsiniz.


Not: Bu yazı yazılırken özgür olmayan hiçbir yazılım kullanılmamıştır. İşletim sistemi: debian, tarayıcı: Firefox.