İkinci el ürünlerde tüketici hakları

İkinci el ürünlerde tüketici haklarından yararlanılabilir mi, araba, cep telefonu veya başka herhangi bir malı ikinci el olarak aldığınızda tüketici hukukunun sağladığı haklardan yararlanabilir misiniz, üreticiye yönelik olarak tüketici hakem heyetlerine veya tüketici mahkemelerine başvurabilir misiniz, hukuken durum nedir soruları hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

Yargıtay bu konuda çelişkili kararlar veriyor olsa da 1,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararlarında, garanti süresi zarfında ortaya çıkan ayıplar bakımından ve garanti süresinden sonra ortaya çıkan gizli ayıplar bakımından, malı ikinci el olarak satın almış olan tüketicilerin de, tüketici hukuku kapsamındaki haklardan ve garanti belgesine ilişkin haklardan yararlanabilecekleri kabul edilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005 tarihli bir kararında 2 bu hususu şöyle ifade eder:

Otomobilin garanti süresi içinde el değiştirmesi durumunda dahi garanti borcu ortadan kalkmayıp, satın alan tüketicinin de garanti kapsamından yararlanma olanağı vardır.

Garanti belgesinin verilmesi zorunluluğu kapsamında, yasa, satıcıyı/ayıba karşı sorumlu tutulanları, garanti süresi içinde malın malzeme, işçilik, montaj hataları nedeniyle arızalanması halinde ücretsiz onarım yapmakla yükümlü tutmakta, sık sık arızalanma sonucu maldan yararlanamama süreklilik gösterirse tüketicinin değiştirme talep edebileceğini ve bu talebin muhataplarınca reddedilemeyeceğini belirtmektedir.

Bu koşullar altında, değiştirme talebine karşı satıcı yanında bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır ( TKHK.m.13/f.3 ).

Bu karardaki şu cümle önemlidir:

Garanti kişiyi değil ürünü takip eder.

Aynı husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009 tarihli bir kararında 3 şu şekilde ifade edilmiştir:

Otomobil, garanti belgesi ile birlikte satılması zorunlu olan bir maldır ve garanti süresi içinde el değiştirmesi durumunda dahi garanti borcu ortadan kalkmaz; satın alan tüketici de sağlanan garantiden yararlanabilir.

Bu kararlardan da anlaşılacağı üzere, garanti belgesiyle satılması zorunlu olan, otomobil, cep telefonu, bilgisayar gibi ürünleri ikinci el olarak satın alan tüketiciler de, tüketici hukukunun ve garanti belgesinin sağladığı haklardan yararlanabilmelidirler.

Dipnotlar:

  1. Örneğin, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 5 Kasım 2015 tarihli bir kararında (E. 2015/10990 K. 2015/10690 T. 5.11.2015 sayılı karar), ikinci el bir araç satın aldığınızda, araçta üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp ortaya çıksa bile, ikinci al alıcının araç üreticisi ile arasında alım satım sözleşmesi bulunmadığından tüketici hukukundan yararlanamayacağına karar vermiştir. Bu kararda, davaya bakmaya tüketici mahkemesinin değil, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir.

    Bu karardan sadece 1 ay kadar önce verdiği, E. 2015/3491 K. 2015/8447 T. 6.10.2015 sayılı başka bir kararında 20. Hukuk Dairesi tamamen zıt yönde bir hüküm kurmuş; ikinci el araç alımından kaynaklı ayıp iddiasında dava tüketici kanununa dayalı olarak açıldığından görevli mahkemenin asliye hukuk değil tüketici mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

    Öte yandan 13. Hukuk Dairesi, aynı günlerde, Ekim 2015 tarihinde verdiği E. 2014/38179 K. 2015/30867 T. 21.10.2015 sayılı kararında, ikinci al araç alıcısı ile aracın üreticisi arasında bir sözleşme bulunmamasına rağmen ikinci el araç alıcısının da üretimden kaynaklanan ayıplar sebebiyle tüketici hukukunun sağladığı “ayıpsız misli ile değişim” talebini yöneltmeye hakkı bulunduğuna karar vermiştir.

  2. E. 2005/4-487 K. 2005/553 T. 5.10.2005
  3. E. 2009/13-542 K. 2009/551 T. 25.11.2009

Tüketicilerden alınan banka ücretlerine dair yönetmeliğin yürürlük tarihi

Sevgili tüketiciler, bankaların sizden tahsil ettiği kredi kartı üyelik ücreti, kart aidatı, dosya masrafı, hesap işletim ücreti gibi masraf ve ücretlerin iadesi için tüketici hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvururken dikkat etmeniz gereken çok önemli bir konu var.

Tüketicilerden alınan banka ücretlerine hukuki dayanak getiren Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik‘ten daha önce bahsetmiştim.

Bu konudaki iki önemli güncel karara da değinmiştim.

Ödediğiniz ücretlerin iadesi için başvuruda bulunmadan önce, sizden alınan ücretin hangi tarihte alındığı büyük önem taşıyor.

Bu yönetmeliğin yürürlük tarihi 3 Ekim 2014.

Banka ile aranızdaki sözleşme hangi tarihli olursa olsun, bu tarihte ve sonrasında sizden alınacak ücretler, masraflar, Yönetmelik kapsamında tutulmuştur (Yönetmelik m. 16).

Özetle, 3 Ekim 2014 günü ve sonrasında ödediğiniz ücretler ve masraflar, bu Yönetmelik kapsamında olacaktır.

Aman dikkat…

Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırları 2016

Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırları 2016:

Tüketici hakem heyetlerine başvuru için 2016 yılında uygulanacak maddi sınırlar belirlendi.

2016 yılı Tüketici Hakem Heyeti başvuru sınırları aşağıdaki gibidir:

Tüketici hakem heyetlerinin, uyuşmazlıklara bakmakla görevli olmalarına ilişkin parasal sınırlar;

  • a) İlçe tüketici hakem heyetlerine başvuru için üst parasal sınır, 2.320 Türk Lirası,
  • b) Büyükşehir statüsünde olan illerdeki il tüketici hakem heyetlerine başvuru için parasal sınır, 2.320 Türk Lirası ile 3.480 Türk Lirası arası,
  • c) Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerindeki il tüketici hakem heyetlerine başvuru için üst parasal sınır, 3.480 Türk Lirası,
  • ç) Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde, il tüketici hakem heyetlerine başvuru için parasal sınır, 2.320 Türk Lirası ile 3.480 Türk Lirası arası,

olarak tespit edilmiştir.

Tüketici hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvuru konusunda bazı önemli ve pratik bilgiler için şu yazımı okuyabilirsiniz.

Tüketicilerden alınan kart aidatı, dosya masrafı gibi banka ücretlerine ilişkin son düzenlemelerle ilgili güncel durum hakkında bilgi arıyorsanız şu yazımı okuyabilirsiniz.

Tüketici hakem heyetlerine başvururken bu parasal sınırları dikkate almak önem taşır. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce bu miktarların kontrol edilmesi gerekir.

Yargıtay içtihadı: Tüketici hakem heyetine başvurmak mümkün ise icra takibi yapılamaz

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, kanun yararına bozma yoluyla önüne gelen davada yaptığı incelemede; tüketici hakem heyetine başvurulabilen hallerde doğrudan icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi.1

Kararda,

“Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, tüketici sorunları hakem heyetine müracaat edildiği tarihte yürürlükte olan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22.maddesi ile, davanın açıldığı tarihte ve karar tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68.maddesinde belirlenen miktarın altında kalan uyuşmazlıklar için, icra takibi yapılmadan veya dava açılmadan önce tüketici hakem heyetine müracaat edilmesi zorunludur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70/2.maddesinde, il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı ve İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, verdiği karar ilamlı icra yolu ile takibi mümkün olan Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmeden ilamsız icra takibi yapmakta tüketicinin hukuki yararı yoktur. Bu durumda tüketici hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar almadan icra takibi yapılamayacağı gibi, tüketici mahkemesinde de dava açılamaz. Buna rağmen icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde ise, itirazın iptali istemiyle tüketici hakem heyetine müracaat edilemez.”

ifadelerine yer verildi.

Buna göre, 3.300 TL ve altındaki tüketici hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar bakımından artık doğrudan icra takibi yapılması haksız sayılacak…

İl ve ilçe tüketici hakem heyetine başvuru için güncel parasal sınırları şurada bulabilirsiniz.


  1. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E. 2015/10571 K. 2015/8738 T. 18.3.2015 sayılı kararı. 

Yargıtay kararı: Avukatının takip ettiği işte asile tebliğ geçersiz

Bir tüketici, konut kredisi alırken kendisinden alınan dosya masrafının iadesi için avukatı aracılığıyla tüketici sorunları hakem heyetine başvurmuş. Hakem heyeti talebi reddetmiş. Bunun üzerine tüketici mahkemesine başvurulmuş ve hakem heyeti kararının iptali talep edilmiş. Mahkeme bu talebi, hakem kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ileri sürülmediği gerekçesiyle reddetmiş. Yargıtay bu kararı incelemiş ve avukatla takip edilen işlerde asile yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle bozma kararı vermiş. Karara şuradan ulaşabilirsiniz.1

4077 sayılı eski Tüketici Kanunu’nun 22/5. maddesine göre tüketici sorunları hakem heyetleri kararlarına karşı tüketici mahkemesinde 15 gün içinde itiraz edilebilmekte idi. Bu süre yeni Tüketici Kanunu’nda da aynıdır (m. 70/3).

Tüketici sorunları hakem heyetlerinin kararlarının tebliğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin ilk cümlesi gereğince, avukat vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat avukata yapılır.


  1. Kaynak: 15 Ocak 2015 Tarihli ve 29237 Sayılı Resmî Gazete 

Tüketici hakem heyetlerine başvuru

Bu yazıda tüketici hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvuru konusunda bazı bilgiler vermek istiyorum.

Tüketicilerden alınan kart aidatı, dosya masrafı gibi banka ücretlerine ilişkin son düzenlemelerle ilgili güncel durum hakkında bilgi arıyorsanız şu yazımı okuyabilirsiniz.

Hangi hakem heyetine başvurulmalı?

Tüketici hakem heyetlerine başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. (Kanun m. 68/3).

Başvuru yapılabilecek ilçede tüketici hakem heyetinin kurulmamış olması halinde tüketiciler o ilçe kaymakamlığına başvuru yapabilir. Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine intikal ettirilir. (Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği 7/3).

Başvurunun Kabulü Zorunlu

Tüketici hakem heyetleri, görev ve yetki alanına giren başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. Hakem heyeti, görev ve yetki alanı dışında kalan başvuruları, tüketicinin başvuru yapabileceği yerleri de belirterek başvuru sahibine iade eder (Yönetmelik 6/5).

Hakem Heyetinin Görev Alanı

Tüketici hakem heyetleri, “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak” ile görevlidirler (Kanun m. 66/1).

Yetkili Hakem Heyeti

İl tüketici hakem heyetleri il sınırları içinde, ilçe tüketici hakem heyetleri ise ilçe sınırları içinde yetkilidir. Tüketici hakem heyeti kurulmayan ilçelerde Bakanlıkça o ilçe için belirlenen tüketici hakem heyeti yetkilidir (Yönetmelik m. 7/1).

Hakem heyetine başvurmanın riski…

Hakem heyetine başvurmak ücretsizdir. Ancak bu başvuru parasal olarak tamamen risksiz de sayılmaz. Başvurunuz hakem heyeti tarafından kabul edilirse karşı tarafın bu karara karşı tüketici mahkemesinde itiraz hakkı vardır. Bu itiraz sonucu eğer tüketici mahkemesi sizi haksız bulursa, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücreti ödemeniz gerekebilecektir.

Bu konuda Kanunun 70/6. maddesi şöyle:

Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir.

Yönetmelik m. 28/son cümle gereğince maktu vekalet ücreti ödenmeyecektir:

Tarifenin maktu vekâlete ilişkin hükümleri uygulanmaz.

Eğer tüketici mahkemesinde duruşma yapılmaksızın karar verilirse, tüketicinin ödemesi gereken vekalet ücreti “dilekçe yazma ücreti” ile sınırlı olacaktır.

“Davalı vekili dosyaya vekaletname ibraz ederek davaya cevap vermiş, ancak mahkemece duruşma açılmadığı için duruşmalara katılmamıştır. Buna göre davalı yararına dilekçe yazma ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından …” (Yargıtay 13. H.D. E. 2013/30266 K. 2013/32419 T. 24.12.2013)

Kanımca bu ücretin tüketici tarafından değil hazine tarafından ödenmesi, tüketicinin hak aramaya teşvik edilmesi bakımından yerinde olurdu. Tüketicilerin ve tüketici derneklerinin bu konuda girişimde bulunması uygun olabilir.

Tatbikatta tüketiciler vekalet ücreti ödeme riski nedeniyle hakem heyetlerinde hak aramaktan kaçınabilmektedirler. Bazen de hakem heyetleri, tüketici lehine karar vermeleri halinde mahkemede tüketici aleyhine sonuç çıkarsa tüketicinin vekalet ücreti ödemesi gerekeceğinden tüketici lehine karar vermekten imtina edebilmektedirler.

Başvuru dilekçesi

Uyuşmazlıklarla ilgili başvuru, uyuşmazlık konusunu içeren dilekçenin, varsa delil oluşturan ilgili belgelerle birlikte tüketici hakem heyetine verilmesiyle yapılır. Tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurular yönetmelik ekinde yer alan form kullanılarak yapılabilir (Formu indirmek için tıklayın). Başvuru formu kullanılmadan yapılan başvurularda; başvuru sahibinin adı, soyadı, TC Kimlik Numarası, adresi ve varsa diğer iletişim bilgileri, uyuşmazlık değeri ve talebi ile şikayet edilene ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur.

Aynı konuda birden fazla hakem heyetine başvurulursa?

Tüketici aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak birden çok tüketici hakem heyetine başvuramaz. Aksi takdirde diğer taraf lehine derdestlik itirazında bulunma hakkı doğar. (Yönetmelik m. 11)

Tüketicinin aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak aynı tüketici hakem heyetine birden fazla başvuru yapması durumunda da aynı sonuç doğar. (Yönetmelik m. 11)

Elektronik ortamda yapılan başvurular…

Elektronik ortamda yapılan başvuruların e-devlet kapısı üzerinden veya Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılması zorunludur. Bu başvuruların geçerli olabilmesi için uyuşmazlıkla ilgili başvuru formunun eksiksiz olarak doldurulması, varsa bilgi ve belgelerin sisteme yüklenmiş olması ve yapılan başvurunun başvuru sahibi tarafından, güvenli elektronik imza veya mobil imza ile imzalanmış olması gerekir.

Güvenli elektronik veya mobil imza ile imzalanmamış başvuruların geçerli olabilmesi için sistem tarafından oluşturulan başvuru formunun çıktısının alınarak ıslak imza ile imzalandıktan sonra on beş gün içinde varsa bilgi ve belgelerle birlikte ilgili tüketici hakem heyetine posta yoluyla veya elden ulaştırılması gerekir. Aksi halde başvuru işleme alınmaz (Yönetmelik m. 11).

Sonuç olarak, her hâlükârda yazılı başvuru yapılması gerektiğinden doğrudan elden veya posta yoluyla yazılı başvuru yapmak yerine bu yolun seçilmesinin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Üstelik güvenli elektronik imza veya mobil imza gerekliliği bulunmaktadır. Bu gerekliliği karşılayabilmek için tüketicilerin bu hizmetleri satın alıyor olmaları zorunludur.

Kanaatimce başvurunun işleme konulabilmesi için basılı belgelerin teslimi zorunluluğunun kaldırılması, bu yolun kullanışlı ve anlamlı hale getirilmesi için şarttır. Kaldı ki geçerli elektronik imza, hukukumuzda ıslak imza yerine geçmektedir.

Mahkemeye de gidilebilir…

Dilerseniz, hakkınızı aramak için tüketici hakem heyeti yerine doğrudan tüketici mahkemesinde  dava açabilirsiniz.

Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir (Kanun m. 73/1).

Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (Kanun m. 73/5).

Mahkemelerde harç muafiyeti…

Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır ( 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/2).

Herhangi bir sorunuz olursa İletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırları 2015

Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Sınırları 2015:

Tüketici hakem heyetlerine başvuru için 2015 yılında uygulanacak maddi sınırlar bugün yayınlanan ve 1 Ocak 2015’te yürürlüğe girecek TGM-2014/2 sayılı tebliğ ile belirlendi.

Tüketici hakem heyetlerinin, uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin parasal sınırlar;

a) İlçe tüketici hakem heyetleri için üst parasal sınır, 2.200 Türk Lirası,

b) Büyükşehir statüsünde olan illerdeki il tüketici hakem heyetleri için parasal sınır, 2.200 Türk Lirası ile 3.300 Türk Lirası arası,

c) Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerindeki il tüketici hakem heyetleri için üst parasal sınır, 3.300 Türk Lirası,

ç) Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerdeki il tüketici hakem heyetleri için parasal sınır, 2.200 Türk Lirası ile 3.300 Türk Lirası arası olarak tespit edilmiştir.

Tüketici hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvuru konusunda bazı önemli ve pratik bilgiler için şu yazımı okuyabilirsiniz.

Tüketicilerden alınan kart aidatı, dosya masrafı gibi banka ücretlerine ilişkin son düzenlemelerle ilgili güncel durum hakkında bilgi arıyorsanız şu yazımı okuyabilirsiniz.

Tüketici hakem heyetlerine başvururken bu parasal sınırları dikkate almak önem taşır. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce bu miktarların kontrol edilmesi gerekir.