Linux üzerinde Microsoft Office kullanmak

debian 1 üzerinde Microsoft Office (Word/Excel/Powerpoint) 2007 kullanmak için, evvela wine hakkındaki debian wiki sayfasında anlatılanları uygulayarak wine‘ın i386 ve amd64 mimarilerinde 2 kurulumunu yaptıktan sonra, playonlinux paketini kurabilir 3 ve Playonlinux’un menülerini kullanarak Microsoft Office 2007 kurulumunu sorunsuz ve çok kolay bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Günümüzün tipik bir 64 bit bilgisayarında yazmanız gereken komutlar sırasıyla şöyle:

  1. sudo dpkg –add-architecture i386 && sudo apt update
  2. sudo apt-get install wine wine32 wine64 libwine libwine:i386 fonts-wine
  3. sudo apt-get install playonlinux

Burada 3. satırda yer alan komutun çalışabilmesi için yapmanız gereken repository ayarı şöyle:

Kurulum sonrasında şu programlar kullanımınıza hazır oluyor:

Diğerlerini henüz denemedim ama Microsoft Word 2007’yi kurcaladım. Tamamen sorunsuz bir şekilde, sanki Windows’da çalışıyor gibi çalışıyor… Mükemmel!

LibreOffice Writer varken neden Microsoft Word ihtiyacı duydum?

Her ne kadar başkalarıyla paylaşmam gerekmeyen belgeleri LibreOffice ile düzenlemeyi tercih ediyorsam ve bundan memnunsam da, avukatlıkla ilgili işlerimi yaparken çalıştığım belgeleri başka kişilere göndermem veya onlarla aynı belge üzerinde çalışmam gerekebiliyor. “doc/docx” formatları o kadar yaygın ki başka bir belge formatıyla kaydedilmiş bir belgeyi paylaşmak fiilen kolay olmuyor, böyle olunca da bu formatlarla tam bir uyumluluk zorunlu oluyor…

LibreOffice her ne kadar uyumluluk konusunda çok başarılı olsa da her zaman yüzde yüz bir uyumluluktan ne yazık ki söz edemiyoruz. 4

Söz konusu olan hukukî belgeler olunca elbette en küçük bir hata ihtimaline tahammülüm olamıyor.

Bu yolla Word ihtiyacı tam olarak karşılıyor mu?

2006 yılında tanıştım Linux ile ve o günlerden beri beni iş için Linux kullanmaktan alıkoyan bir sorun bu… Yıl 2017 ve bu sorunun cevabı ne yazık ki hala hayır… Kısayolların beklendiği gibi çalışmadığına ve programın zaman zaman aniden kapandığına tanık olabilirsiniz. Yüzde yüz güvenilir bir yöntem olduğunu maalesef söyleyemiyorum. Hukukî metinler hata kaldırmadığından Word üzerinde çalışmam gerektiğinde Windows kullanıyorum.

Dipnotlar:

  1. debian, saygın ve köklü bir GNU/Linux dağıtımıdır. Ubuntu ve Linux Mint gibi popüler dağıtımlar debian tabanlıdırlar.
  2. Bilgisayarınızın CPU mimarisi 64 bit de olsa wine’ın 32 bit (i386) sürümlerini de kurmanız şart.
  3. Eğer aktif değilse contrib kaynaklarını (repository) etkinleştirmeniz gerekir.
  4. Bunun sorumlusu LibreOffice değil, daha ziyade Microsoft’tur. Microsoft Word belgelerinin (doc/docx) formatları neredeyse her birkaç yılda bir değiştirildiğinden ve bu belge formatları kapalı kaynaklı olduğundan LibreOffice programcıları, bir perdenin arkasındaki hareketli bir hedefi vurmaya çalışıyorlar diyebiliriz. — Aslında Word 2013 ve Word 2016 doğrudan açık kaynaklı “odt” formatında belge kaydedebiliyorlar ama bunlar varsayılan formatlar değil, kullanıcının her kayıt işleminde bunları seçmesi gerekiyor ve elbette bunu pek kimse yapmıyor.

Zotero’ya PDF’leri okuma ve işleme yeteneği kazandırmak

PDF dosyalarının Zotero tarafından okunabilmesi, işlenebilmesi, içeriğinin Zotero arama kutusundan aranabilir hale getirilebilmesi, arşive bir PDF belgesi eklendiğinde bu belgenin yazarı, başlığı gibi bilgilerin tanınarak veritabanına işlenebilmesi için gerekli olan iki araç var, pdftotext ve pdfinfo.

Zotero’nun “Edit/Preferences” menüsünden “Search/Arama” sekmesine geçerseniz burada “PDF indexing”  başlığı altında bu iki aracın yüklü olup olmadığını görebilir, yükle değiller ise yine aynı pencereden yüklemeyi deneyebilirsiniz.

GNU/Linux kullanıyorsanız bu araçları bu pencereden yüklemeniz bazı durumlarda belki mümkün olmayabilir. Ben bu yazıda bu araçları debian sistemimde Zotero’ya nasıl yükleyip tanıttığımı kısaca anlatmak istiyorum. 1

Bu iki araç debian’da “poppler-utils” paketi bünyesindeler ve bu paket sisteme kurulu ise bu araçlar da başka işleme gerek olmaksızın kullanılabilir durumda oluyorlar. Yani terminalde “pdftotext” yazarsanız cevap alırsınız. Bu paket sisteme kurulu değil ise

sudo apt-get install poppler-utils

komutu ile kurulabilir.

Ayarları yapmak için önce Zotero Veri Dizini’ne gitmeliyiz. Bilmiyor isek  “Zotero Preferences – Advanced – Files and Folders – Data Directory Location” ekranından bu dizinin yolunu öğrenebiliriz. Öğrendiysek bu dizinde bir terminal penceresi açalım.

which pdftotex

komutunu vererek pdftotext çalıştırılabilir dosyasının sistemimizde nerede olduğunu öğrenelim. Öğrendik ki bu dosya “/usr/bin/pdftotext” yolunda yer alıyormuş.

Firefox’da F12’ye basalım ve aşağıda açılan konsola

navigator.platform.replace(' ', '-')

yazalım. Böylece sistemimizin mimarisinin Firefox bünyesinde nasıl adlandırıldığını öğrenelim. Benimki “Linux-x86_64” çıktı.

Şimdi yine terminale dönüyoruz ve aşağıdaki komutu veriyoruz (sizin mimariniz farklı ise burada ona göre komutu değiştiriyorsunuz):

sudo ln -s /usr/bin/pdftotext pdftotext-Linux-x86_64

Böylece Zotero Veri Dizininde pdftotext için bir sembolik link yarattık. Çalıştırılabilir dosyamızın yeri değişmedi ve Zotero Veri Dizininden bu dosyaya bir kısayol oluşturduk.

Aynı işlemleri pdfinfo için de yapıyoruz. “which pdftotext” ve sonra “sudo ln -s /usr/bin/pdfinfo pdfinfo-Linux-x86_64

Şimdi bu iki dosya için de birer versiyon dosyası oluşturmalıyız. Aynı dizinde pdfinfo-Linux-x86_64.version ve pdftotext-Linux-x86_64.version dosyalarını yaratalım. Bu dosyaların içinde sadece versiyon numarası yazmalı. Versiyonu nereden öğreneceksiniz? Terminalde her iki komutu da kullanın, ilk satırda yazar versiyon numarası:

$ pdftotext
pdftotext version 0.48.0
Copyright 2005-2016 The Poppler Developers - http://poppler.freedesktop.org
Copyright 1996-2011 Glyph & Cog, LLC

Dosyada sadece “0.48.0” yazmalı, tırnaklar yok.

Bu işlem de tamam ise son adım olarak şuradaki betiği aynı dizine pdfinfo.sh adıyla kaydetmeli ve “chmod +x pdfinfo.sh” komutuyla bu betiği çalıştırılabilir hale getirmeliyiz. İhtiyaten sağlamasını yapmak istersiniz diye, betiğin içeriği yazının yazıldığı tarih itibariyle şöyle:

#!/bin/sh
if [ -z "$1" ] || [ -z "$2" ] || [ -z "$3" ]; then
echo "Usage: $0 cmd source output.txt"
exit 1
fi
"$1" "$2" > "$3"

Bu işlem de tamam ise Zoreto’yu yeniden başlatalım. Aşağıdaki çıktıyı ilgili pencerede gördüysek sonuç başarılıdır:

İyi günlerde kullanınız.

Dipnotlar:

  1. Bu yazıda şu adresteki resmi kılavuzdan yararlanılmıştır.

Terminal loglarını otomatik kaydetmek

GNU/Linux kullanıyorsanız siz de muhtemelen terminal ekranına sık sık başvuruyorsunuzdur. Terminalde önemli komutlar verilir ve bunların önemli çıktıları olur. Bazen hangi komutu verdiğinizi ve hangi çıktıyı aldığınızı sonradan öğrenmek veya hatırlamak isteyebilirsiniz. Sistemi kararsız hale getiren bir komut veya okuyamadığınız kadar hızlı akan bir komut çıktısının içerdiği veriler, bazen hayati önem taşıyabilir. Bu nedenle, geniş yetkinin geniş sorumluluk getirdiğini bilen her tedbirli GNU/Linux kullanıcısı gibi, önlemi baştan almakta ve terminal oturumlarının otomatik olarak kaydını tutmakta yarar var.

debian 8.1 üzerinde terminal loglarını otomatik kaydetmek için aşağıdaki adımları uyguladım.

  1. sudo gedit /etc/bash.bashrc

  2. son satıra tek satırda ilave: test "$(ps -ocommand= -p $PPID | awk '{print $1}')" == 'script' || (script -f /var/log/script/$USER_$(date +"%d-%b-%y_%H-%M-%S")_shell.log)

  3. sudo mkdir /var/log/script

  4. sudo chmod 777 /var/log/script

Sonuç:

Screenshot from 2015-08-29 23:09:41

Yararlandığım kaynak şurada.

Dual-Boot sistemde Windows kurulumu sonrası boot menüsü (GRUB) onarımı

Linux kurulu bir bilgisayarda başka bir diske veya partisyona Windows kurulumu yaparsanız (buna “dual-boot” denilir) artık bilgisayarınızı açtığınızda doğrudan Windows’un başladığını görebilirsiniz. Böyle bir duruma düştüyseniz Linux sisteminizi nasıl başlatabileceğinizi bu yazıda kısaca anlatacağım. Mac kullanıcıları da bu yazıdan yararlanabilirler.

Windows ve Linux aynı diske kurulu ise…

Çoğu dual-boot kurulumda Windows ve Linux aynı diskte fakat farklı partisyonlarda (bölümlemelerde) kurulu olurlar ve büyük olasılıkla tek bir /boot partisyonunu paylaşırlar. Bu gibi durumlarda rEFInd kullanarak kolayca dual boot menüsü sorununu çözebilirsiniz. (Ek Not: Windows’u kurmadan önce EFI bölümlemesini de sildiyseniz Debian boot bölümlemesi ayrı yerde bile olsa Debian GRUB ve EFI dosyaları da silindiğinden rEFInd ile bile bu sorunu çözmeniz o kadar kolay olmayabilir, aşağıdaki açıklamamı okuyun.)

Basitçe rEFInd’i nasıl kullandığımı anlatayım:

  1. Windows boot edilir. (başka seçeneğiniz yoktur zaten şu an için)
  2. rEFInd ISO dosyası sitesinden indirilir.
  3. Rufus indirilir.
  4. Rufus ile rEFInd ISO dosyası bir USB diske yazılır ve bu USB disk ile boot edilir.
  5. rEFInd hemen Linux kurulumunu da tanır ve size Windows-Linux arasında seçim yapmanız için bir ekran sunar. Linux boot edilir.
  6. rEFInd bu kere Linux sisteminize kurulur.  debian’da: “sudo apt-get install refind”
  7. Kurulum sırasında rEFInd, boot ayarlarını yapayım mı diye sorar, YES derseniz artık rEFInd menüsü bilgisayarınızda kalıcı hale gelir.

rEFInd ekranına hoş bir görünüm vermek için;

  1. sudo su
  2. cd /boot/efi/EFI/refind/ (sizde farklı olabilir, kontrol ediniz)
  3. mkdir themes
  4. cd themes
  5. apt-get install git
  6. git clone https://github.com/EvanPurkhiser/rEFInd-minimal.git
  7. cd ..
  8. gedit refind.conf
  9. Son satır ekleyiniz: include themes/rEFInd-minimal/theme.conf

Windows ve Linux ayrı disklere kurulu iseler…

Böyle bir durumda genellikle Linux’un kurulu olduğu disk üzerinde ayrı, Windows’un kurulu olduğu disk üzerinde ayrı EFI sistem bölümlemesi (partisyon) mevcuttur. Bilgisayar açılırken boot aygıtını BIOS/UEFI kanalıyla seçince Linux boot eder. Ancak bunun için her açılışta boot diskini seçmek gerekir.

grub onarımı yapmak, bilgisayar açılırken önceliği Linux’a vermek, kullanıcıya Windows’u tercih etme seçeneği sunmak, 10 saniye içinde seçim yapılmazsa Linux’u başlatmak için:

# efibootmgr -v

çıktısına göre önceliği belirledikten sonra

# efibootmgr --bootorder 0000,0003 --timeout 10

ve ardından

# update-grub

komutlarını kullanarak bu sorunu çözebilirsiniz.

Siz her iki sistemi aynı diske kurduysanız şuradaki rehbere göz atmanızda yarar olabilir.

Ek bilgiler…

debian kullanıcılarına ek bilgi olarak şu adresteki yönergeleri takip ederek de grub onarımı yapılabilir.

Ubuntu’da grub onarımı hakkında ek bilgi için şuraya tıklayın.

Güncelleme (19.03.2019)

Windows’u yeniden yükleyecekseniz Windows bölümlemelerini silerken EFI bölümlemesini silmemeye dikkat edin. Eğer bu bölümlemeyi silerseniz Debian /boot partisyonu ayrı bile olsa Debian için gerekli EFI dosyalarını da silmiş olursunuz. Bu durumda Grub da silinir. Onarım için decryption, chroot, hosts dosyaları, boot partisyonu EFI partisyonu derken arap saçı bir sorunun içinde debelenir durursunuz.

Böyle bir duruma düştüyseniz yararlı olabilecek linkler bırakayım:

Bunlarla uğraşmak yerine /home ‘un yedeğini alıp debian’ı baştan kurmak çok daha hızlı bir çözüm olabilir.

Linux için “Sistem Geri Yükleme”: Timeshift

debian kurduktan sonra ilk işim Timeshift yüklemek oldu. Bu uygulama sistemin yedeğini almaya ve geri yüklemeye yarıyor. Windows’taki “Sistem Geri Yükleme” (System Restore) benzeri gibi düşünülebilir. Herhangi bir aksilik durumunda önceki çalışır duruma saniyeler içerisinde geri dönmenizi sağluyor. Uyumlu GNU/Linux dağıtımları kullanan herkese tavsiye ederim. Uzmanların bile hayatını kolaylaştırabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, kullanıcı dosyalarının yedeğini almıyor, sadece sistem dosyalarını geri alıyor. Kullanıcı dosyaları için yedekleme çözümünü ayrıca düşünmenizde yarar var.

Screenshot from 2015-08-01 21:50:34Her sorunla karşılaştığınızda ilk iş Timeshift’e başvurmak olmamalı elbette, sorunları çözmeye çalışırken öğreniliyor birçok şey. Yine de elinizin altında her an dönebileceğiniz bir yedeğiniz olmasından zarar gelmez.

Bir uygulama kurduktan sonra işler yolunda gitmezse veya sistem kararsız hale gelirse ya da düzgün başlamazsa açılışta Recovery Mode tercih edilebilir.

CTRL + ALT + F1 tuş kombinasyonu da sizi konsola ulaştırır. (Grafik arabirim X’e geri dönmek için CTRL + ALT + F7 tuşlamanız gerekir)

Konsol üzerinde

timeshift --restore

komutu verilerek interaktif menüler kullanılarak alınan yedeklerden birine geri dönülebilir.

Screenshot from 2015-08-01 21:52:01İpucu: Gnome Applications menüsünden Timeshift ikonuna tıklayarak çalıştırdığınızda şifrenizi doğru girdiğiniz halde şifre hatalı uyarısı alırsanız

gconftool-2 --set --type boolean /apps/gksu/sudo-mode true

komutunu vermeyi deneyin, bende işe yaradı.

Sonlanmayan Ubuntu kurulumu MBR’yi onarmalı

Ubuntu 11.10 kurulumu sırasında giriş çıkış [input/output] hatası nedeniyle kurulumun tamamlanamayacağı bildirildikten sonra MBR kendiliğinden eski haline getirilmeli kurulum tarafından. Kurulum MBR yi bozuk bırakıyor. Grub rescue ekranıyla karşılaşıyorsunuz.

Ubuntu live oturumu ile MBR onarmak mümkün ama internet bağlantınız yoksa hangi komutları girmeniz gerektiğini ezbere bilmeniz gerekiyor. Nasıl bileceksiniz? Bilgisayarı çalıştıramaz hale gelebilirsiniz bir anda.

Ubuntu’da Startup Manager ile Açılış Ekranı Ayarlarını Yapmak Kolay

Ubuntu’da açılış (boot) menüsünde varsayılan (default, otomatik başlatılan) işletim sistemini değiştirmek için Grub 2’nin karmaşık ayarlarıyla uğraşmak istemeyenler Synaptic Paket Yöneticisi’nden “startupmanager” programını yükleyebilir ve sonra Yönetim menüsünden bu programa ulaşarak istedikleri değişikliği kolayca yapabilirler. “Universe” repository’si etkin değilse önce bunu etkinleştirmeniz gerektiğini hatırlatalım.

Ya da terminalde aşağıdaki komutu vererek kurulum yapabilirsiniz:

sudo apt-get install startupmanager

Startupmanager ile başka ince ayarlar da yapılabiliyor. Örneğin açılış seçim zamanaşımı süresi değiştirilebilir ya da açılış ekranında görüntü değişiklikleri yapılabilir veya açılışa şifre konulabilir.

İlgili İngilizce bağlantılar:

  1. https://launchpad.net/startup-manager/
  2. https://help.ubuntu.com/community/StartUpManager

Linux’ta Sesli ve Görüntülü Sohbet

Ubuntu’nun önemli eksiklerinden birisi kolay bir görüntülü ve sesli sohbet olanağı sunmaması idi. Amsn, Skype, gizmo gibi çeşitli seçenekler denemek mümkündü ama sesli ve görüntülü sohbetin kullanışlı olabilmesi için kolay ve basit de olması gerekiyor.

Neyse ki artık bu sorun çözülmüş görünüyor. Gmail, Linux için sesli ve görüntülü sohbet desteği sunmaya başladığını ve Ubuntu ve diğer Debian tabanlı dağıtımların desteklendiği duyurdu.

Linux severler için sevindirici bir haber…

Linux’ta Türkçe karakterleri düzeltmek

Ben bozuk görünen ş’lerden ve ğ’lerden hiç hoşlanmam. Ya siz?

Linux kullanıcları, Windows ortamında kaydedilmiş metin (text) dosyalarını açtıklarında Türkçe karakterlerin bozuk görünmesi sorunuyla karşılaşabilirler.

bozuk türkçe karakterBu, dosyanın kodlama (encoding) ayarından kaynaklanır. Windows dosyayı kaydederken ISO-8859-9 gibi bir kodlama ayarı kullanırken Linux varsayılan olarak UTF-8 kullanıyor.

Ben debian’da bu sorunu şu şekilde çözdüm:

Önce arama ekranında “nauti” yazalım. nautilus-actions görünecektir; ENTER tuşlayalım.

nautilus-actions-arama(Sizde bu program görünmezse terminaldesudo aptitude install nautilus-actionskomutu veriniz)

Program açılınca CTRL+N tuşlayarak yeni eylem (“New action”) seçelim.

Açılan penceredeki ilgili sekmelerdeki kutuları aşağıdaki gibi dolduralım:

Label: Türkçe karakterleri düzelt
Tooltip: Türkçe karakterleri düzeltir…
Path: /usr/bin/iconv
Parameters:f ISO-8859-9 -t UTF-8 -o %f.utf8 %f

Kaydedip kapatalım.

Kullanım:

Nautilus’da bir metin dosyasına sağ tıkladığınızda UTF-8’e çevir seçeneğini göreceksiniz. Tıkladığınızda dosyanın kodlaması ISO-8859-9 dan UTF-8’e çevrilecek ve yeni kodlama ile sonu .utf8 olan bir kopyası aynı klasörde yaratılacaktır. Farklı kodlama dönüşümleri için yukarıdaki parameters satırıyla oynamanız yeterli. Ya da terminalde doğrudan iconv komutunu kullanabilirsiniz.

Not:  Bu yazı, 27 Şubat 2016’da güncellenmiştir.