Timeshift ile kazanılan zaman

Çekirdek güncellemesini de içeren bir rutin güncelleme esnasında debian 8.3 sistemim aniden ben başka şeylerle uğraşırken dondu. Hard reset sonrası debian boot etmemeye başladı. :(

Failed to start Load Kernel Modules” hatası dikkatimi hemen çeken cümleydi akan satırlar içerisinde.

failed to start load kernel modulesWelcome to emergency mode!” diye bir mesajla root olarak komut satırına düşüyordu.

Çekirdek hatasını onarmak pek basit bir işlem değil. Bir önceki çalışır çekirdeğe dönmek mümkün. Araştırmak mümkün, ama zaman gerek. Yapacak işlerim vardı.

Timeshift kuruluydu bilgisayarda neyse ki. Boot partisyonunun yedeği düzenli olarak alınıyordu.

Bilgisayarın beni karşıladığı debian “emergency mode” komut satırından ayrılmadan, sistemi çalışır haline geri yüklemek için tek bir komut girmem yeterli oldu. Sistem en son alınan kararlı haline geri döndü ve açıldı.. (Öncesinde Ubuntu Live CD üzerinden yaptığım denemeler başarılı olmamıştı, grub’u geri yüklemedim burada, belki bundan).

Geri yükleme sonrası çekirdek güncellemesini ve diğer güncellemeleri tekrar yaptım, bu sefer sorun çıkmadı.

Timeshift ile yedek almak bugün beni saatlerce uğraşmaktan ve zaman kaybından kurtarmış oldu.

Yedekleme için “Back in Time”

Yedekleme yazılımı olarak “Back in Time” 1 kullanmaya başladım. Memnunum.

Açık kaynaklı, Python ile programlanmış, aktif olarak geliştirilen özgür bir yazılım.

Bütün belgelerimi ve dosyalarımı benim belirlediğim sıklıkla kendiliğinden yedekliyor.

Kurarken sadece üç ayar yapmanız gerekiyor:

  • Hangi klasörler yedeklenecek?
  • Nereye yedeklenecek?
  • Ne sıklıkta yedeklenecek?

Bu ayarları bir kere yaptıktan sonra yedekleme konusunu unutabilirsiniz.

Her yedekte sadece klasörlerdeki değişmiş, silinmiş veya yeni bir dosya varsa bunları yedeğe uyguluyor, böylece zamandan ve alandan tasarruf sağlıyor.

Eski yedekleri saklaması sayesinde adeta “zamanda geriye gitmek” mümkün oluyor. Örneğin bir dosya üzerine çalışma yaparken her seferinde aynı dosya üzerine kayıt yaptığımı ve 3 gün önceki haline dönme gereği doğduğunu düşünelim. Yedeğiniz yoksa bunu sağlamanız imkansızdır. Back in Time ile o dosyanın eski halini geri yüklemek çok kolay ve pratik.

Depolama alanını doldurmaması için yedeklerin bir süre sonra otomatik olarak silinmesi gerekir. Yedek dosyalarının ne kadar süre saklanacağını belirleyebiliyorsunuz. Son 7 günün yedeklerine dokunma, son 30 günde her günden 1 yedek sakla gibi ayarlar yapabiliyorsunuz.

Program ile yedeklerinizi yerel bir diske veya SSH ile ağ üzerinde saklayabiliyorsunuz. Üstelik dilerseniz yedeklerinizi kriptolayarak yedekleme birimine gönderebiliyor. Harika, değil mi?

Linux kullanmıyorsanız ve benzer bir yedekleme programı arıyorsanız bu programın OS X’teki muadili Time Machine, Windows’ta ise sürüm 8 ve sonrasında File History. Ancak Back in Time’ın yeteneklerinin bu iki yazılımdan da geniş olduğunu -her ikisini de kullanmış biri olarak- belirtmek zorundayım.

Linux için “Sistem Geri Yükleme”: Timeshift

debian kurduktan sonra ilk işim Timeshift yüklemek oldu. Bu uygulama sistemin yedeğini almaya ve geri yüklemeye yarıyor. Windows’taki “Sistem Geri Yükleme” (System Restore) benzeri gibi düşünülebilir. Herhangi bir aksilik durumunda önceki çalışır duruma saniyeler içerisinde geri dönmenizi sağluyor. Uyumlu GNU/Linux dağıtımları kullanan herkese tavsiye ederim. Uzmanların bile hayatını kolaylaştırabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, kullanıcı dosyalarının yedeğini almıyor, sadece sistem dosyalarını geri alıyor. Kullanıcı dosyaları için yedekleme çözümünü ayrıca düşünmenizde yarar var.

Screenshot from 2015-08-01 21:50:34Her sorunla karşılaştığınızda ilk iş Timeshift’e başvurmak olmamalı elbette, sorunları çözmeye çalışırken öğreniliyor birçok şey. Yine de elinizin altında her an dönebileceğiniz bir yedeğiniz olmasından zarar gelmez.

Bir uygulama kurduktan sonra işler yolunda gitmezse veya sistem kararsız hale gelirse ya da düzgün başlamazsa açılışta Recovery Mode tercih edilebilir.

CTRL + ALT + F1 tuş kombinasyonu da sizi konsola ulaştırır. (Grafik arabirim X’e geri dönmek için CTRL + ALT + F7 tuşlamanız gerekir)

Konsol üzerinde

timeshift --restore

komutu verilerek interaktif menüler kullanılarak alınan yedeklerden birine geri dönülebilir.

Screenshot from 2015-08-01 21:52:01İpucu: Gnome Applications menüsünden Timeshift ikonuna tıklayarak çalıştırdığınızda şifrenizi doğru girdiğiniz halde şifre hatalı uyarısı alırsanız

gconftool-2 --set --type boolean /apps/gksu/sudo-mode true

komutunu vermeyi deneyin, bende işe yaradı.

Eşitleme çözümleri… Yerel disk mi bulut mu?

Birden çok sayıda bilgisayarda çalışıyorsanız şu gibi sorunlarla herhalde karşılaşmışsınızdır:

  • Yazdığım o belge acaba hangi bilgisayardaydı?
  • Evde yaptığım çalışmaya işte nasıl devam edeceğim?
  • Evdeki bilgisayardaki dosya mı daha güncel işyerindeki mi?
  • Ne evde ne de işteyim ama bulunduğum yerdeki bilgisayarı kullanarak da keşke dosyalarıma erişebilseydim…
  • Aynı dosyadan evde ve işte farklı adlarla çok sayıda kaydedilmiş… Bunların hangisi güncel? Nasıl çıkacağım bu işin içinden?

Eğer bir eşitleme çözümü kullanmıyorsanız bu sorunlarla meşgul olmanız kaçınılmazdır.

Dosyaları birer birer bilgisayarlar arasında kopyalamak, kendinize e-posta ile gönderip çalışmaya devam edip sonra tekrar kendinize e-posta atmak, hangi dosyanın daha güncel olduğunu anlamak için dosyayı baştan sona incelemek hem yorucudur, hem de zaman kaybına yol açar.

Bu sorunları aşmak için önünüzde iki seçenek bulunur:

  1. Yerel disklerinizi ve yerel eşitleme yazılımlarınızı kullanmak.
  2. Bulut çözümlerini kullanmak.

Bulut çözümleri, dosyalarınızı uzaktaki bir sunucuda saklar ve siz her bilgisayarınızda bu dosyaları uzaktaki bilgisayarla eşitlersiniz. Eşitleme işlemini bulut hizmetinin yazılımı yerine getirir. Siz bununla uğraşmazsınız. Öte yandan sınırlı bir depolama alanınız vardır, veri tranfser hızınız yerel disk erişim hızına göre çok daha düşüktür ve bu “pratikliği” elde etmek için birçok ciddi riske girersiniz.

Bulut hizmetinde dosyalarınızın gizli tutulduğundan, güvende olduklarından, silinmeyeceklerinden veya başkalarının erişimine girmeyeceklerinden emin olmanız mümkün değildir. Bulutta saklanan dosyaların üçüncü kişilerin eline geçmesi veya dosyaların silinmesi vakalarıyla karşılaşılmıştır. Örneğin 2014 yılında patlak veren iCloud sızıntısında, dünyaca ünlü kişilerin telefonlarındaki özel fotoğraflar internette yayınlanmıştır. Yine 2014 yılında Dropbox üzerinde saklanan dosyaların bir kısmı silinmiş ve şirket bu nedenle özür dilemiştir.

2013 yılında patlak veren NSA (ABD ulusal güvenlik teşkilatı) skandalı da bulut çözümlerinin güvenilirliğini ciddi biçimde sarsmıştır. Eski NSA çalışanı Edward Snowden’in İngiliz Guardian gazetesine yaptığı açıklamalarda, NSA’nın dünyaca tanınan ve kullanılan, sosyal ağ, arama motoru, bulut şirketleri ve diğer çok bilinen bilişim şirketlerinden dilediği bilgiyi dilediği zaman alabildiği ve gizli yürütülen PRISM programı çerçevesinde yıllardır tüm dünyadaki sıradan vatandaşlardan önemli kişilere kadar herkesin bilgisini topladığı iddia edilmiştir. Edward Snowden ülkesini terketmek zorunda kalmış ve Rusya’ya sığınmıştır.

Bulut çözümlerinin bir diğer sakıncası da şudur, kendi dosyalarınızın güncel haline erişmek için her zaman bulut hizmetinin çalışır durumda olması ve sizin de internet bağlantısına erişebiliyor olmanız gerekir.

Son olarak bulut depolamada kapasite sınırlıdır ve yüksek kapasite için aylık/yıllık ücretler ödemeniz gerekir. Verilere erişiminiz internet hızınıza ve kotanıza bağlıdır, bu erişim için de ek ücretlendirme ile karşılaşabilirsiniz. İnternet hızı her zaman yerel diske erişime göre çok daha yavaş olduğundan bulut depolamada kendi dosyalarınıza erişmek için beklemeniz gerekebilir.

Geleneksel yöntem olan yerel disk kullanımında ise tüm dosyalarınız sizin yerel disklerinizde saklanır. İstediğiniz zaman erişirsiniz. İnternet bağlantısı gerekmez. Depolama alanı terabyte’lar ile ölçülür, ek depolama temin etmek de her zaman mümkündür ve ömür boyu sizin olur. Veri erişim hızı ise SSD disklerde “anında”ya yakındır. Yerel diskiniz için güvenlik önlemlerini aldıysanız üçüncü bir kişinin bunlara erişimi de mümkün değildir.

Benim önerim: Buluttan uzak durun…

Ben eşitleme için yerel disk kullanmanızı öneriyorum.

Yerel disk çözümünde iki veya daha fazla sayıdaki bilgisayarda dosyalarınızı eşitleyebilmek için bir harici diske veya flash belleğe gereksinimiz vardır. Elbette ağ bağlantısını kullanarak da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz ancak flash bellek kullanımı ağ bağlantısı olmadan da işinizi görür. Bu yöntemde çalışma yaptığınız bilgisayarınızı başlattıktan sonra ve kapatmadan önce, dosyalarınızı flash bellek ile senkronize edersiniz (eşitlersiniz). Böylece dosyalarınızın güncel durumu hem bilgisayarınızda hem de taşınabilir belleğinizde saklanmış olur.

Ağ bağlantısı kullanarak eşitlemeyi seçerseniz bu bağlantı aracılığıyla bilgisayarlar eşitlenecektir. Fiziksel bir disk taşımanıza gerek bulunmayacaktır. Aşağıda bahsedeceğimiz ücretsiz yazılım Unison, güvenli ağ iletişim teknolojilerini desteklemektedir.

Eşitleme işlemi tek tıkla halledilebilir ve saniyeler sürer. Eşitleme yazılımları sizin için tüm dosyalarını karşılaştırır, farklılıkları tespit eder ve onayınızı aldıktan sonra veya siz öyle istediyseniz onay almadan kendiliğinden uygular.

Elbette şunu da düşünebilirsiniz, madem tüm dosyalarım taşınabilir bellekte duruyor, o zaman neden eşitleme yapıyorum, her zaman o bellekte çalışamaz mıyım? Tabii ki bu da mümkün ama eşitleme yapmanız durumunda ilaveten şu faydaları elde edersiniz:

  • Her bilgisayarınızda dosyalarınızın güncel kopyası bulunur. Hırsızlık, disk hatası, fiziksel hasar, taşınabilir belleği yanınıza almayı unutma gibi herkesin başına gelebilecek talihsizlikler yaşamanız durumunda dosyalarınızın en güncele çok yakın bir yedeği her bilgisayarınızda her zaman vardır.
  • Unison gibi güçlü eşitleme yazılımları, gerekli ayarları yapmanız halinde, eşitlenen dosyaların farklı hallerini farklı versiyonlar olarak diskte arşivleyerek size zamanda geri gitme imkanı tanır. Bir dosyayı değiştirip kaydetmiş olsanız bile daha önceki versiyonlara -aylar sonra bile- geri dönebilirsiniz. Bu çok iyi bir yedekleme çözümüdür de…
  • Bilgisayarların diskleri çok daha hızlı ve uzun ömürlüdür. Daima taşınabilir bellekte çalışmak hem daha yavaş olabilir, hem de belleğin ömrünü kısaltır.
  • Eşitlenen bilgisayarları düzenli yedekliyorsanız (bu da sanıldığından basittir) çok sayıda katmanlı bir yedekleme sistemi kurmuş olursunuz. Tüm bilgisayar ve disklerinizin başına aynı anda bir şey gelmediği sürece dosyalarınız güvendedir.

Şimdi eşitleme amacıyla kullanabileceğiniz yazılımlara bakalım:

İki klasör arasındaki dosyaların eşitlenmesi (senkronize edilmesi) için Windows kullanıcıları Microsoft’un ücretsiz uygulaması Synctoy‘dan yararlanabilirler.

Bu uygulama tek taraflı eşitleme, başka bir deyişle aynalama (one way synchronization), çift taraflı eşitleme (two way synchronization) ve katkı sağlama (contribute) modunda çalışabilmektedir.

Tüm bu işlevleri, Mac OS X, Linux ve Windows üzerinde çalışabilen, ücretsiz ve kaynak kodları açık, FreeFileSync uygulaması ile de gerçekleştirebilirsiniz.

Bu iki uygulama, iki klasörün içeriğini, alt dizinleri ve bu alt dizinlerdeki dosyalar da dahil olmak üzere, karşılaştırma amacıyla da kullanılabilir.

Eşitleme için kullanabileceğiniz bir diğer yazılım Unison‘dur. Açık kaynaklı ve ücretsiz olan bu program oldukça güçlü ve gelişmiştir. Parametre ve profil dosyaları ile özelleştirilebilir. Linux, Windows ve Mac OS X üzerinde çalışabilir. Arayüzü kullanışlı ve kolaydır.

Unison ile tek yönlü eşitleme yapmak için -force [root] parametresini kullanmak mümkündür. Bunu profil dosyasında force = [root] şeklinde yazabiliyoruz. Örneğin tek yönlü eşitlenecek root yolu Q: ise bu parametre şu şekilde yazılıyor: force = Q:

Unison profil dosyalarını düzenleyerek ve kısa yığın dosyaları veya betikler yazarak eşitleme işlemini otomatikleştirmeniz mümkündür.

Son olarak kısaca eşitleme yöntemlerini açıklayalım:

  • İki yönlü eşitlemede, iki dizin arasındaki farklılıklar her iki dizinde de uygulanır.
  • Tek yönlü eşitlemede, bir dizin içeriği aynen karşı dizine aktarılır. Silinen dosyalar varsa karşı dizinde de silinir.
  • Katkı sağlama yönteminde ise, bir dizin içeriğinde yeni olan unsurlar karşı dizine aktarılır. Silinen dosyalar varsa bunlar karşı dizinde silinmez.

Bu yazıda sadece eşitleme yöntemlerinden bahsettik. Eşitleme yazılımlarının nasıl uygulanacağının ayrıntılarına girersek yazı haddinden fazla uzun olacağından burada bırakalım. Zaten bu yazılımlarla ilgili internette yeterli bilgi bulunabilmektedir.

Eşitleme kadar önemli diğer bir konu da yedeklemedir. O konudan da belki başka bir gün söz ederiz.

Hayat kurtaran yedekleme yazılımı: Redo Backup

SAÇ BAŞ YOLDURAN WINHTTP.DLL HATASI

Windows 8.1’de winhttp.dll hatası almaya başladım geçenlerde. Sebebini bilmiyorum. İnternete veri alıp vermek isteyen programlar hata vermeye başladılar. Mesela iTunes çalışamaz oldu. Çözümünü aradım, bir çok şey denedim ama çare bulamadım.

ITUNES YETKİLENDİRMESİNİ KALDIRMA DERDİ

iTunes üzerinden bir bilgisayarı iOS cihazınızla yetkilendirdiyseniz bu yetkiyi yine aynı iTunes üzerinden kaldırmanız gerekiyor. Eğer o bilgisayardaki o iTunes’a erişemiyorsanız bu işlemi yapamıyorsunuz. İlgili iTunes’u kullanmadan, verilmiş tüm yetkilerin iptali işlemine yılda 1 kere izin veriyor Apple. Cihaz benim, yetkiyi ben veriyorum ama Apple araya girip müdahale ediyor, kısıtlıyor. Ne kadar anlamlı değil mi?

Daha ziyade bu işlemi yapmak için uğraştım ama baktım ki olmuyor, sabrım kalmadı. Redo Backup kullanarak sistemimi geçmişteki haline geri yükledim. Böylece Windows’u baştan kurma, güncellemeleri tekrar yapma, uygulamaları yeniden bulup kurma gibi işlerden de kurtulmuş oldum. Bu yazılımdan o kadar memnunum ki biraz bahsetmek istiyorum.

REDO BACKUP

Redo Backup, gücünü Linux’tan alan fakat Windows sistemlerinde de kullanılabilen, açık kaynaklı ve ücretsiz bir yazılım… Yedekleme ve geri yükleme işlemlerini basitçe yapan ücretsiz bir uygulamanın eksikliğini gidermek amacıyla yazılmış bir uygulama paketi…

Sitesinden ücretsiz indiriliyor, “Live CD” olarak bir USB belleğe veya CD’ye yazılıyor ve bilgisayar açılırken bu USB bellek veya CD ile başlatılıyor. Daha sonra son derece basit ve kullanıcı dostu olarak hazırlanmış araüyüzünü kullanarak yedekleme ve geri yükleme işlemlerini halledebiliyorsunuz.

Redo Backup’ı bir zaman makinesi gibi düşünebilirsiniz. Bilgisayarınız düzgün çalışıyorken bu programla diskinizin imajının yedeğini alıyorsunuz ve ileride bu yedeği birkaç dakika içerisinde geri yüklüyorsunuz. Böylece hem bilgisayarınızı tüm sorunlardan, virüslerden  anında kurtarmış oluyorsunuz, hem de işletim sistemini ve uygulama/belgelerinizi baştan yeniden yükleme zahmetinden kurtuluyorsunuz.

Disk imajınızı harici bir diske veya ağdaki bir noktaya kaydetmeniz ve buradan geri yüklemeniz de mümkün.

Yazılım paketinin içerisinde işinize yarayabilecek daha birçok hayat kurtaran araç da mevcut.

Herkese bu uygulamayı edinip iyi günlerinde disklerinin yedeğini almalarını tavsiye eder, uygulamayı kodlayan ve yayınlayan isimsiz kahramanlara şükranlarımı sunarım. :)

Yedeklemek önemlidir

Taşınabilir diskim “My Passport” üzerindeki NTFS partisyonunda (bölümlemesinde) yer sıkıntısı baş gösterince, çeşitli cihazlarda kullanmak üzere oluşturduğum FAT32 bölümlemesini ortadan kaldırıp diskteki bu iki partisyonu  birleştirmek (merge) istemiştim.

Birleştirme işlemi için 3 saat öngördü GParted. Akşam saatleriydi. Bu kadar bekleyecek zamanım olmadığı için, henüz sadece okuma işlemi yapmasına güvenerek ve mesainin son saatlerinin yorgunluğu ve sabırsızlığı ile, programın tüm uyarılarına rağmen gözü kara bir şekilde işlemi yarıda kestim.

Sonra ne mi oldu, bölümleme tablosu kullanılamaz hale geldi. Yedeği olmayan dosyalar vardı içerisinde.

İçime ateş düştü.

Akşam eve gittikten sonra bölümleme (partisyon) tablosunu kurtarmayı başarınca rahat bir nefes aldım fakat bu bana iyi bir ders oldu. Yedeklemenin önemini de bir kere daha anlamış oldum böylece.

Üşenmemek, masraftan kaçınmamak, ertelememek, mutlaka yedek almak gerekiyor. Her zaman.