Çocukluğumda, 80’li yıllarda Milliyet Çocuk dergilerini baştan sona, satır satır okumaya, derginin sayfalarındaki resimleri, fotoğrafları uzun uzun incelemeye bayılırdım. Cimcime, Red Kit, Mırnav gibi çizgi dizi ve romanlar, Kırk Ambar, Heredot Bile Şaşmıştı, Dr. Cüneyt Arkın (Sağlık Köşesi), Hafiye 99, Keskin Hafiye, Satranç ve daha nice bölüm ve köşeleri ilgiyle okuduğumu hatırlıyorum. Çocukluğumdaki en büyük eğlencelerimden biri bu dergileri tekrar tekrar okumaktı.

O sayfalarda okuduklarımdan çok şey öğrendim. Çocukluğumdan beri çok sevdiğim bir oyun olan satrancın nasıl oynanacağını da bana yine o dergi öğretti.

O dergilerin hafızamda ve hatıralarımda bir yeri hep olacak. Bugün sahip olduğum az-çok birikimde o günlerde okuduklarımın katkısı olduğuna şüphe yok.

Çocuk dergilerinin, çocuk kitaplarının, çocuk edebiyatının, kütüphanelerdeki çocuk bölümlerinin bolluk, çeşitlilik ve kalitesinin, çocuk yayınlarına erişilebilirliğin, bir ülkenin geleceğini belirleyecek kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

Burada, Amerika’da, bu konuda gelinen seviye hayranlık uyandırıcı… Bir gün Türkiye’deki bütün çocukların da bu seviyede imkanlara kavuşmasını diliyorum. Toplanan vergiler buna değilse neye harcanmalı, bilemiyorum.


Bir ek: Bir arkadaşım bu yazıyı okuyunca çocuk edebiyatıyla ilgili şu blogdan söz etti. Buraya linkini bırakmış olayım. Siz de bu konuyla ilgili diğer blog ve sitelerden bu yazının altına yorum bırakarak söz edebilirsiniz.