Geri bildirime dair

Lydian

Flashcards

Kısa bir süre önce programladığım Flashcards uygulamasını şuradan edinebilirsiniz.

Özellikleri:

  • Açık kaynaklıdır. Python ile programlanmıştır.
  • Ücretsiz ve reklamsızdır.
  • Windows ve GNU/Linux üzerinde kullanılabilmektedir.
  • Taşınabilirdir. Kurulum gerektirmez.
  • Soru-cevap şeklinde hatırlama kartları ve bunları içeren desteler oluşturabilir, desteleriniz üzerinde ders çalışma seansları yapabilirsiniz.
  • İçe ve dışa aktarım işlevleri vardır. Örneğin Excel ya da Libreoffice Calc ile hazırladığınız bir desteyi CSV dosyası olarak kaydedebilir ve sonra programda içe aktarabilirsiniz. Bu özellik, internette bulduğunuz birçok veriyi çok kısa süre içinde kolayca programda hatırlama kartı destelerine dönüştürmenize imkan sağlar.
  • Kullanım kılavuzu içerir. Okumak için tıklayın.
  • Program, psikolojik olarak etkinliği kanıtlanmış bir aralıklı-tekrarlama algoritması kullanarak, hangi hatırlama kartını ne sıklıkta çalışmanız gerektiğini kendisi hesaplamaktadır. Böylece sadece çalışmanız gereken kartlara çalışarak hem zamanınızı etkin kullanabilir, hem de öğrendiklerinizi uzun süreli hafızanıza nakşedebilirsiniz.
  • Hatırlama kartı desteleri hazırlamak da tek başına öğretici bir etkinliktir. Aynı zamanda öğrendiklerinizi not etmiş olursunuz ve bu “notlar” size ileride başvurabileceğiniz başvuru kaynakları sağlar.

Bir öğrendiğini bir daha unutmamak isteyen herkese, tüm öğrencilere ve her yaşta öğrenmeyi sürdürenlere yararlı olması dileğiyle…

Not: Programda her dilde hatırlama kartları oluşturabilirsiniz. Bununla birlikte arayüz dili olarak şu an itibariyle yalnızca İngilizce desteklenmektedir. Diğer dillere çevirisinde katkı sağlamak isteyenler benimle bağlantıya geçebilirler.

Windows üzerinde birden çok dosyayı kopyalarken…

Windows üzerinde birden çok dosyayı kopyalarken hatalı dosyalarla ilgili tek seçeneğiniz bunları atlamak… Sistem, işlemin sonunda atlanan dosyaları size raporlamaz ya da bu dosyalarla ilgili başka bir seçenek sunmaz. Ne kopyalandı, ne kopyalanmadı anlayamazsınız.

Bu eksiklik üç beş dosyayı kopyalarken önemli görünmeyebilir ama mesela 3 bin büyük dosyayı kopyaladığınızı ve bunların içinden belirsiz sayıda dosyanın kopyalanamadığını ve hangi dosyaların kopyalanamadığını bilemediğinizi düşünün… Bu çile Windows coğrafyasında ben bildim bileli sürüyor.

Çözüm arayanlar Robocopy veya TeraCopy veya bunların alternatiflerine bakabilirler. Yalnız bu alternatifler de “Resimleri ve Videoları Al” programında işe yaramazlar. Yani iPhone’dan PC’ye fotoğraf aktarmaya çalışanlar için çözüm değildirler. :]

Twitter verilerinizin silinmesi için 18 aya kadar beklemeniz gerekebilir

Twitter hesabınızı kapattığınızda (deactivation) verileriniz Twitter üzerinde başkalarınca erişilemez hale geliyor, kapatma tarihinden itibaren 30 gün sonra ise Twitter tarafından silinmeye başlıyordu. Silme işleminin 1 hafta içerisinde tamamlanacağı hususu Twitter’ın Gizlilik Politikası (“Privacy Policy”) belgesinde belirtilmekteydi:

For up to 30 days after deactivation it is still possible to restore your account if it was accidentally or wrongfully deactivated. Absent a separate arrangement between you and us to extend your deactivation period, after 30 days, we begin the process of deleting your account from our systems, which can take up to a week.

https://twitter.com/en/privacy/previous/version_13

18 Haziran 2017 tarihinde Gizlilik Politikası (“Privacy Policy”) belgesinde yer alan bu ifadede değişiklik yapıldığını görüyoruz. Hesabınızı kapattığınızda verilerin silinmesinin 30 gün sonra başlayacağına ve 1 haftada tamamlanacağına dair kısım metinden kaldırılmış. Bunun yerine, verilerin en çok 18 ay süresince saklanacağı belirtiliyor.

We keep Log Data for a maximum of 18 months. If you follow the instructions here (or for Periscope here), your account will be deactivated. When deactivated, your Twitter account, including your display name, username, and public profile, will no longer be viewable on Twitter.com, Twitter for iOS, and Twitter for Android. For up to 30 days after deactivation it is still possible to restore your Twitter account if it was accidentally or wrongfully deactivated.

https://twitter.com/en/privacy

Yapılan bu değişiklik sonucunda verilerinizin hemen silinmeyeceği, kapatma anından itibaren 18 ay süresince Twitter tarafından saklanabileceğini düşünebiliriz. Verilerin bu süre sonunda gerçekten silinip silinmediğinden ise sanıyorum asla tam olarak emin olamayız.

“.msg” uzantılı bir dosya macOS üzerinde nasıl açılır?

Bilgisayarınıza herhangi bir yazılım yüklemeden “.msg” uzantılı bir dosyayı macOS üzerinde açmak için şu yöntemi izlemek mümkün:

  1. https://www.outlook.com adresine gidilir ve yeni bir e-posta oluşturulur.
  2. Oluşturulan e-postaya ilgili “.msg” uzantılı dosya eklenir.
  3. Eklenen dosyaya çift tıklanarak dosya içeriğine tarayıcı içerisinden erişilir.

Pomodoro tekniği nedir, nasıl uygulanır?

Pomodoro tekniği basit ve etkili bir zaman yönetim yöntemidir. Akademik çalışmalarımda, avukatlık hayatımda, programlama öğrenirken, tez yazarken, diğer işlerimde bu tekniği kullandım ve faydasını gördüm.

“Pomodoro”, İtalyanca “domates” anlamındadır. Tekniğin adı, sağda resmini gördüğünüz domates şeklinde bir mutfak zamanlayıcısından gelmektedir.

Pomodoro tekniği nasıl uygulanır?

Basitçe özetlemek gerekirse:

  • Günün başında çalışacağınız konuları belirler ve konuların adını bir yere yazarsınız (bu bir kağıt veya bir uygulama olabilir).
  • Pomodoro zaman sayacını başlatır ve kağıda yazdığınız ilk konuya çalışmaya başlarsınız (zaman sayacı olarak geri sayım özelliği olan bir çalar saat veya bir uygulama kullanabilirsiniz).
  • 25 dakikalık çalışma süresi zarfında iç dünyanızdan ve dış dünyadan gelen önemsiz bölünme (kesinti, “interruption“) direnirsiniz. Bu bölünmeler, telefonunuzdan gelen bir bildirim veya içinizden zamansızca gelen ertelemecilik (procrastination) arzusu (söz gelimi, durup dururken çekmecenizi düzenleme ya da acil olmayan bir konuyu araştırma isteği) olabilir.
  • İsteğe bağlı adım: Bu adımı uygulamanız zorunlu değildir fakat yeni başlayanlara tavsiye edilir. Başarıyla savuşturduğunuz her bir bölünme isteği için görevin adını yazdığınız yerin sağ tarafına bir kesme ‘ işareti koyarsınız ve başka bir yere “Acil Olmayan İşler” başlığı açarak hangi bölünmeyi savuşturduğunuzu buraya not edersiniz. Günün sonunda bu notları okuduğunuzda muhtemelen bu isteklerin hiç de acil olmadıklarını görerek gülümseyecek ve onları iradenizle savuşturduğunuz için kendinizle gurur duyacaksınız. Acil olmayan bu işleri, daha uygun bir zamanda yapabilirsiniz.
  • 25 dakika boyunca çalışmayı başardığınızda, görevi yazdığınız yerde konunun adının kenarına bir çarpı (“X”) işareti koyarsınız. Eğer bir uygulama kullanıyorsanız uygulama sizin yerine bitirdiğiniz pomodoro’yu kayıt altın alabilir.
  • 25 dakikalık çalışmayı bitirdikten sonra 5 dakika ara verirsiniz. Bunun için de zamanlayıcıyı başlatırsınız.
  • Eğer 25 dakika boyunca çalışamazsanız ve çalışmanızı bölerseniz sayacı sıfırlamanız gerekir. Her bir pomodoro, bölünemeyen, çalışmaya hasredilmiş “atomik” bir zaman dilimidir.
  • 5 dakikalık mola süresi dolunca ikinci “pomodoro”nuzu yapmak üzere çalışma sayacını tekrar başlatırsınız.
  • 25 dakikalık 4 çalışma periyodunu (çalışma periyotlarına “pomodoro” denir) arka arkaya tamamlarsanız (kağıt üzerinde şu güzel manzarayı görürseniz: “XXXX”), 15 dakikalık daha uzun bir mola kazanırsınız. Sonra dilerseniz yeni bir 4 pomodoro’luk seri başlatabilirsiniz.
  • Pomodoro zaman dilimlerinde başka bir işle uğraşamayacağınız için (bu konuda kendinize karşı dürüst olmalısınız), günün sonunda, belirli bir konuya gerçekten ne kadar çalıştığınızı görebilirsiniz. Çalışmak için masaya oturup verimsizce geçirilen saatleriniz pomodoro’ya dönüşmeyeceği için günün sonunda “Onca saat ben ne yaptım?” pişmanlığını yaşamaktan zaman içinde kurtulursunuz.

Yeri gelmişken, Pomodoro Tekniği ile %100 uyumlu olarak geliştirdiğim Masterlist uygulamasını denediniz mi? Sade, kolay kullanımlı, tamamen Türkçe 🇹🇷 ve ücretsiz bir app olan Masterlist, sıradan bir Pomodoro Timer değil.

Hem görevlerinizi saklayabiliyor (bir to-do list ve hatırlatıcı olarak çalışıyor), hem görevleriniz ve projeleriniz/dersleriniz için geçmişe dönük olarak ne kadar çalıştığınızı takip ediyor ve size görev, ders/proje ya da tüm görevler bazında performansınıza dair grafik ve istatistikler olarak sunuyor, hem de Pomodoro Timer için gelişmiş birçok özellik barındırıyor.

Masterlist’i App Store’da görmek için buraya, özelliklerini detaylı olarak görmek için şuraya tıklayabilirsiniz.


  • Pomodoro tekniği başlangıçta basit veya gereksiz gibi görünebilir. Denemeden karar vermeyin.
  • 25 dakika boyunca bir konuya odaklanmakta başlangıçta çok zorlanabilirsiniz. Bu normaldir. Kendinize kızmayın ve pes etmeyin. Pomodoro tekniğinin altın kurallarından biri şudur: “Bir sonraki pomodoro daha iyi olacak!” Gerçekten de, tekniğe yeni başlarken her bir pomodoronun bir öncekine göre daha verimli geçtiğini göreceksiniz.
  • Eğer yılmadan tekniği uygulamaya devam ederseniz göreceksiniz ki hem çalışma verimliliğiniz, hem de her gün bitirdiğiniz pomodoro’ların sayısı artacak… Hatta ileride çalışmaya kendinizi o kadar kaptırabilirsiniz ki pomodoro zaman sayacını başlatmayı veya durdurmayı unutabilirsiniz (yaşadım oradan biliyorum). :)

Pomodoro yöntemi basitçe bu şekilde özetlenebilecek olmakla birlikte tekniğin nasıl uygulanacağının ve neden bu teknikten yarar görebileceğinizin, kısaca “mantığının ve felsefesinin” anlatıldığı bir e-kitap var. Tekniğin mucidi olan Francisco Cirillo tarafından yazılmış. Ben de bu yöntemi bu e-kitabı okuyarak öğrenmiştim. Yazarı tarafından geçmişte ücretsiz olarak dağıtılan bu kitap, tekniğin çok popülerleşmesinin ardından bir süredir ücretli olarak satılıyor. Kitabın bendeki versiyonu (v1.3) Creative Commons lisanslı olduğundan dileyenlerle paylaşmamda bir sakınca yok. Kitabı göndermemi isterseniz benimle Twitter üzerinden irtibat kurabilirsiniz.

Teknik hakkında kısaca bilgi veren bir video:

Siz pomodoro tekniğini kullanıyor musunuz? Yararını gördünüz mü? Pomodoro tekniği sayesinde ulaştığınız bir hedefiniz oldu mu? Tekniği kullanırken hangi araçları kullanıyorsunuz? Bu yazının altına yorum bırakabilirsiniz.

Yasal uyarı: "Pomodoro" sözcüğünün ve domates şeklindeki logonun Francisco Cirillo'ya ait tescilli markalar olduğu, kendisi adına açılmış web sitesinde ifade edilmektedir. Benim marka sahipleri ile herhangi bir alakam bulunmamaktadır.

Sözleşme hazırlamak ile programlama yapmanın benzerlikleri ve farklılıkları

Avukatlık meslek hayatım sözleşme hazırlamak, hazırlanmış sözleşmeleri iyileştirmekle geçti. Bir taraftan programlamaya da meraklı, alaylı bir yazılım geliştirici olarak bu iki meşgalenin benzer ve farklı yönlerini sıralayayım istedim.

Benzerlikler

  • Sözleşme hazırlamak ile program yazmanın birçok ortak yönü var. İkisinde de bir satır yazmadan önce bir saat düşünüp araştırma yapmanız gerekebilir.
  • İkisi de son derece titiz ve sabırlı olmayı ve iyi bir muhakemeyi gerektirir.
  • İkisi de çok yoğun bir odaklanma, bütün metne ve o metnin üzerinde yükseldiği yapılara (API ya da mevzuat/içtihat) hakim olmayı gerektirir.
  • İkisini de kopyala-yapıştır yöntemiyle yapmaya çalışan kolaycılara rastlanır. Sonuçta ortaya kötü sonuçlar çıkarabilirler.
  • Bu biraz şahsi ama yazayım: Sözleşme veya yazılım, işe yarar ve iyi tasarlanmış bir ürün ortaya koymaktan/bu uğurda çalışmaktan hoşlanıyorum. Programlama yaparken zorlukları aşmaktan, yeni şeyler öğrenmekten, sorun çözmekten ve kendini kaptırarak (“in the flow“) çalışmaktan büyük zevk alıyorum (aynı kendini kaptırma halini sözleşmeler üzerinde çalışırken de yakalayabiliyorum).

Farklılıklar

  • Sözleşmeler genellikle iki taraf arasında gizli kalır. Yazılım ise herkesçe kullanılabilir.
  • Sözleşmeyi bir veya birkaç avukat, zaman zaman hukuk dışındaki teknik uzmanlardan bilgi alarak hazırlar. Yazılımlar toplu geliştirilmeye açıktır.
  • Sözleşmeler imzalandıktan sonra zorunluluk yoksa değiştirilmezler. Yazılımlar -genellikle- devamlı değiştirilir, güncellenirler.
  • Sözleşmeler imzalandıktan sonra genellikle bir dosyaya konulup bir sorun çıkana kadar orada unulur (unutulmazsa gerilim dolu bir macera başlıyor olabilir). İyi bir sözleşmeniz olduğunu sorun çıkana kadar anlamayabilirsiniz. İyi yazılım-kötü yazılım kendini her gün belli edebilir.
  • Kötü bir yazılım ile veri ve zaman kaybedebilirsiniz ama verilerinizi yedeğinden geri yükleyerek onları kurtarabilirsiniz. Kötü bir sözleşme ile çok şey kaybedebilirsiniz ve yedeğinden geri yükleyemezsiniz.
  • Yazılımdaki hataları bugfix yayınlayarak giderebilirsiniz. Sözleşmedeki hatanızı gideremezsiniz; bunun yerine geceleri uykunuzu kaçıracak nur topu gibi bir dert sahibi olursunuz.
  • Sözleşmeler uzmanlık ister ve hazırlayanların çok yoğun fikri emeği vardır; ancak hiçbir sözleşmeden onu kimin hazırladığını anlayamazsınız. O cümleleri kimin yazdığını bilemezsiniz. Hazırlayanların adı geçmez. Bir yazılımı kimin kodladığını bilirsiniz.
  • Yazılımda çocuğunuza “bak kızım/oğlum, bu yazılımı ben programladım, işte bak, adım yazıyor” diyerek ona ilham verebilir, örnek olabilirsiniz. Sözleşmede bunu yapamazsınız; bilgisayarınızdaki sözleşmeleri açıp gösterebilirsiniz en fazla…
  • Sözleşmeler fikri eser olmasına rağmen onları hazırlayanlar bu fikri eserler üzerinde hiçbir koruma talebinde bulunamazlar. Dileyen onları dilediği gibi kopyalayabilir, değiştirebilir. Yazılımlarda bu konuda programlayan özgürdür, dilediği lisansı seçebilir. Fikri mülkiyet korumasından yararlanabilir.
  • Bir sözleşme avukatının ortaya koyduğu ürünü (sözleşmeyi) işe yarar kılabilmesi için müvekkillere ihtiyacı vardır. Müvekkilin ihtiyacına göre sözleşme hazırlanır. Yazılım mühendisi bir ürün ortaya koymak için kimseye ihtiyaç duymaz. Ürünü ortaya koyabilir ve ihtiyacı olan herkes yararlanabilir.
  • Yazılımın bir diğer güzelliği, hata yaparsanız başınızın belaya girmesini önleyen CAPS LOCK açıkken yazılmış sorumsuzluk şartlarınızın sizi korumasıdır; avukatlıkta asla sahip olamayacağınız bir lükstür bu… :)

Hafiye 99’u kim çizdi, orijinal adı neydi?

Çocukluğumda, 80’li yıllarda okuduğum Milliyet Çocuk dergilerinde yer alan Hafiye 99 bulmaca-çizgi dizisi, derginin en çok ilgimi çeken bölümlerden biriydi.

Sizinle Hafiye 99’un kim tarafından çizildiğini, ilk olarak nerede yayımlandığını ve özgün adının ne olduğunu paylaşmak istiyorum.

Hafiye 99, Fransız sanatçı Marc Moallic‘in (7 Ocak 1907 – 20 Mayıs 2004) eseriymiş. Çizgi dizinin orijinal adı “Ludovic“miş. Bu seri, 1970’li yıllarda “Vaillant/Pif” dergisinde yayımlanmış.

Çocukluğumun en sevdiğim çizgi-dizi ve bulmacalarından olan Hafiye 99’u çizen ve biz çocuklara (evet, hala “biz çocuklar”) armağan eden Marc Moallic‘i saygıyla anıyorum.

Bu bilgileri edindiğim kaynak şurada